Eski idadilerde okutulan Mecmuâ't-üz-Zühdiyye fi ahkâm-ı diniyve adındaki eserin müellifi ve Kızıltoprak'ta adı ile anılan cami-i-şerifin bânisi olan ve o devirde maarif, maliye ve nafia nazırlıklarında bulunan Zühtü Paşa, camiin inşaatı sırasında sabahları Bâb-ı âliye giderken ve akşamları evine dönerken, behemehal inşaata uğrar ve yapılanları takip ve kontrol edermiş.
Bir sabah yine inşaata uğramış ve bakmış ki ameleler kireç söndürmekle meşgul bulunuyorlar. Yanan kirecin üzerinde bir karınca görür ve bastonu ile kurtararak bir kenara bırakir.
O gece, bir rüya görür. Rüyasında kendisine:
— Ey Zühtü.. Yaptığın cami-i kabul etmedim amma, karıncamı kurtardığın için seni affeyledim, denilmiş.
Zühtü paşa bu rüyadan sonra Rabbine hamd-ü senâ etmiş ve bir daha cami yapılana kadar inşaata uğramamış ve sebebini soranlara da:
- Rabbimden affolunduğuma dair hüccetim var, dermiş.
Ey Hakka talip.. V'ey rizaya ragıp.. Ey cemale âşık kişi:
Günahın da. sevabın da büyüğü, küçüğü olmaz. Aleyhissalâtü vesselâm efendimiz miracda iken, kendisine cehennem arzolundu. Orada, bir kadın döne döne yanıyordu. Cebrail aleyhisselâma, bu kadının ne sebeple bu azaba müstahak olduğunu sordular ve şu cevabı aldılar:
— Yâ Resûlallah.. Bu kadın, bir kediyi aç bırakarak öldürdüğünden dolayı bu azaba düçar oldu.
Onun için, ah alma.. Zâlim olma, mahlûkata zulüm ve eziyyet etme.. Zâlimlere yardımcı olma.. Zâlime kıl kadar meyledersen, yakında ateş seni kuşatır. Allahu teâlâ, zâlimleri sevmez ve zâlimlere yardım etmez..