Ara
Menü
2 dakikalık okuma

Iki melek, aldıkları emr-i ilâhiyyi infaz için dünyaya iner.

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, İrşad, Cilt 3 · s. 287

Iki melek, aldıkları emr-i ilâhiyyi infaz için dünyaya iner.

lerken karşılaştılar. Biri, diğerine:

— Acip bir vazife ile emrolundum, dedi ve bu vazifesini anlattı:

Bir Yahudi, şu anda son demlerini yaşıyor. Canı balık istemiş. Fakat o istediği balık, onun yaşadığı iklimde bulunmazmış.. Allahu teâlâ, bana o cins balığın bulunduğu denizlerden bir miktar tutup, o Yahudinin yaşadığı ülkenin denizine atmamı emir buyurdu. Yahudi, o balıktan tadacak ve öyle ölecek..

Diğer melek, ona şöyle cevap verdi:

— Ben, daha acaip bir vazife ile emrolundum. Ölmek üzere bulunan bir mü'min kırk senedir, zeytin yağı ile pişmiş bir yemek arzu ediyormuş. Bir diğer mü'min ona istediği bu zeytinyağlı yemeği pişiriyormuş. Işte, ben pişirilen o zeytinyağlı yemeği devireceğim ve böylelikle ölmek üzere bulunan mü'- minin o yemekten yemesine engel olacağım..

Bu iki meleğin konuşmalarını dinleyen üçüncü bir melek.

meseleyi izah etti.

— İkinizin de aldığınız vazifeler acaip değil, dedi. Ölmek üzere bulunan o yahudi, bir iyilik etmişti. Ahirette nasibi olmadığından yaptığı o iyiligin mükâfatını dünyada görebilmesi için, canının istediği balık kendisine ihsan buyuruluyor.

Adalet-i ilâhiyve böyle iktaza etmektedir. Yani, yaptığı iyiliğin mükâfatını dünyada bulacak ve âhirette bu bakımdan bir alacağı kalmayacaktır.

Diğer mü'mine gelince; o da cezasını görmesi gereken bir günahı kaldıgından, canının istedigi zeytinyağlı yemek dökülecek ve bu musibet kalan günahına kefaret olacaktır.

Kıssayı, Cebrail aleyhisselâm haber vermişlerdir.

Evet; musibetler mü'minler için ya terfi-i derecât veya günaha kefarettir.

Kâfirler için musibet, âhirete bırakılmıştır. Bazan da, azabı ta'cil olunarak dünyada iken azaba düçar olurlar ve âhirete de öylece giderek ebediyyen azapta kalırlar.

Kişi, yaptığını muhakkak görecektir. Bunu unutma!.. Daima iyilik et.. Her zaman kötülüklerden kaçın.. Zerre kadar bile olsa, hayır işlemeği aslâ ihmal etme.. Hayra, küçük diye chemmiyet vermemezlik yapma.. Allahu teâlâ'nın rizasının nerede olduğu malûm değildir. Zerre kadar bile olsa. şerden kaçın.. Allahu tâlâ'nın gazabının nerede olduğu da bilinmez.

Günahı, küçük günah diye küçümseme!.. Küçücük damlalar, çok zaman en sert taşları bile delerler. Küçücük bir deliğin. koskoca bir geminin batmasına sebep olabilecegini hatırından çıkarma!..

Herkes, mutlaka ettiğini bulur..

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.