Ara
Menü
3 dakikalık okuma

Hz. Süleyman aleyhisselâmın yanında bir zat oturuyordu.

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, İrşad, Cilt 3 · s. 274

Hz. Süleyman aleyhisselâmın yanında bir zat oturuyordu.

Azrail aleyhisselâm geldi ve o zata öyle bir baktı ki kendisine dehşet ve haşyet ârız oldu. Gelenin kim olduğunu Süleyman aleyhisselâmdan sordu ve melek-ül-mevt olduğunu öğrenince:

— Ya nebiyallah, dedi. Ben, ondan çok korktum. Beni Çin diyanna gönder de, ondan uzak olayım.

Hz. Süleyman aleyhisselâm, rüzgâra emrederek, o zatı Çin diyarına gönderdi. Biraz sonra, Azrail aleyhisselâm tekrar yanına geldi ve Süleyman aleyhisselâm ondan sordu:

— Biraz önce buraya geldin, baktın ve gittin. Nazarının sebebi ne idi!

Melek-ül-mevt cevap verdi:

— Burada yanınızda oturan zatın, Çin'de ruhunu kazbetmeğe memur edildim. Halbuki, onu Kudüs'te sizin yanınızda görünce şaştım. Oysa o sizden Çin'e gönderilmesini istedi ve siz de bu isteğini is'af ettiniz. Böylelikle ben de aldığım emir gereğince Çin'e giderek onun ruhunu kabzeyledim, buyurdu.

Evet; ne zaman, nerede ve nasıl öleceğimizi bilmiyoruz.

Ölüm bizi mâsiyyet işlerken de bulabilir, tâ'at ederken de bulabilir. Nasıl olsa Hakka mülâki olacağız. Allah korusun, mâ'- siyyet halinde bulunur ve o isyanımız sırasında ruhumuz kabzolunursa, tövbesiz ölüverirsek halimiz nice olur?

Fahr-i âlem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz.

— Ben, günde yüz defa tövbe etmekteyim buyurmuşlardır.

Sen ve ben, hangi günahımıza bir kerre olsun nedamet ve tövbe ettik? O Peygamber-i zişân ki, alemlere rahmet olarak gönderilmiştir, imam-ül etkiyâ ve Resûl-ü Kibriyâ'dır. Günahlardan mahfuz ve mâ'sum olduğu halde günde yüz defa tövbe ederse, sana ve bana ne oldu, neyimize güveniyor da Hakka müstağni davranabiliyoruz? Isyanlarımız, günahlarımız yüzünden başımıza gelmeyen kalmadı. Hakka isyan, belâları ve musibetleri çift çift arttırır. Namaz kılsak, tamamet yok.. Dua etsek, gıllü gışten âzade olamıyoruz.. Elin, bin kusurunu görüyor, kendi bir kusurumuzu farkedemiyoruz. Halbuki, bizde kusur bir değil, bin değil, binbir değil.. Alıp verdiğimiz nefeslerimizin sayısından da fazla.. Kusur bizde, isyan bizde, küfran-ı ni'met bizde.. Şeytanın vesvesesesi ile kendimizi ehl-i cennet, herkesi ehl-i nâr görüyoruz. Bu ne hal, bu ne gidiştir? Farz-ı ilâhiyyi kılmayan bi-namaz, farzı kılan ve sünneti terkedeni hakir görüyor, Cami-i şerife gidiyoruz imam beğenmiyoruz, müezzin beğen.

miyoruz, cemaat beğenmiyoruz. herkese bir kulp takıyor, herkeste bir ayıp bir kusur görüyoruz. Sonra da, evlâtlarımızın âsi ve karılarımızın söz dinlemez olduklarından yanıp yakınıyoruz. Evlâdın âsi ise, Hakka olan isyanından bil.. Karın, sana karşı itaatkâr değilse, Allahu teâlâ'ya karşı itaatsızlığından bil.. Allahu zül-celâlden korkandan, bütün mahlükat korkarlar. Allahu teâlâ'- ya mûti olana, bütün mahlûkat mûti olurlar. Amirinden.

ustasından, yanında çalıştıgından, yanında çalıştırdığından şikâyet etme.. Onlar, senin amellerinin sembolleridirler. Sen iyi ol, onlar da iyi olurlar.. Kalpleri çeviren Hazreti Allah'tır. Sen iyi ol ki, onların kalpleri de adaletle döner.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.