Velilerden bir zat, zamanın hükümdarının kendisini ziyaret için zaviyesine yaklaştığını görünce, derhal yatağına girdi, yorganı üstüne çekti ve yüzüne kadar örterek, oğluna padişahı odasına almasını tenbih etti.
Hükümdar, zaviyeye girdi ve oğluna babasının nerede oldugunu sordu.
- Yatıyor efendim, cevabını alınca:
- Yoksa hasta mı? demeğe kalmadı, veliyullah içeriden seslendi:
- Hayır. hasta filân değilim, Senin yüzünü görmemek için yattım ve yüzümü örttüm. Zira, sen bir zâlim hükümdarsın.
Sana yaklaşanı, cehennem ateşi kuşatacağından senden kaçıyorum ve yüzünü görmek istemiyorum. Senin yüzünü görmek, cehennem ateşi görmek gibidir, dedi.
Hükümdar, durakladı ve sordu:
- Beni bu duruma ne düşürdü?
— Halkın hakkına tecavüz etmen ve zulmen onların malını alman düşürdü.
Hükümdar, bu sözlere kızmadı. Bilâkis hatasını anlayarak, halktan haksız olarak aldıklarını iade etti ve memleketine adalet, halkına da saadet ve selâmet getirdi.
Veliler ve âlimler, tıpkı birer ayna gibidirler. Onlara bakanlar, noksanlarını görürler. Yüzlerinde kara varsa silerler.
Ayna yüzündeki karayı gösterdi diye, onu kırmağa kalkma. Yüzündeki karavı gider, ayna seni temiz gösterecektir.
Tarih bovunca. bir çok haram yiyenler ve haramla beslenip büyüyenler. haram yediklerini söylediklerinden dolayı velileri ve alimleri katlettirmişler, vani asıllarını göstcren aynaları kırmışlardır. Bu gibiler. dünya hayatında iktisap ettiklerini maskara suratlarını görmeğe tahammül edemediklerinden dolayı, aynavı kırmakla o maskaralıktan ve rezaletten kurtulacaklarını zannetmişlerdir. Halbuki, tarihin gerçek aynası aradan asırlar geçtigi halde. onların maskara suratlarını hâlâ kâinata aksettirmektir. Yüzlerinde kara bir leke bulunduğunu gösterir göstermez o aynaları kırmamış olsalardı. muhtemelen o kara lekeyi dünva havalarında temizleyebilecekler ve tarihe o kara leke ile intikal etmereccklerdi. Insan, bir dakika için görmeğe tahammül edemediği bir kara lekenin, basit bir himmet ve gayretle temizlenebileceğini bilse. onu asırlarca taşımaz. Unutmamalıdır ki, bu kara lekeler. süsle ve makyajla da kapatılamaz. Ehl-i basiret. o makyajın altındaki çirkinliği derhal farkeder.
Helâl vivenler: âdil. sadık. kâmil ve muhsin olurlar ve övle görünürler. Kirli vüzlüler, çirkin gözlüler bunlara ne kadar camur atarlarsa atsınlar, ehl-i basiret onların güzelliklerini derhal farkeder.
Zâtında görür suret-i noksan ve kusurun, Âyine-i ahvaline her kim eylerse nazar..
Yâ Rab:
Bize: güzeli güzel. çirkini çirkin göster. Çirkini güzel. güzeli de çirkin gösterme.. İlâhi: Bakmak bizden. görmek ve göstermek sendendir.
Yâ Rab:
Bize kötü amellerimizi ve çirkin fiillerimizi şirin gösterme..
Haramdan sakındır. helâle alıştır. Bize helâl lokma nasip eyle.. Yalanla. haramla kazanılan rızıklara el sürdürme.
Alın terinden zevk ver. Alın teri ile kazanılan rızıkları bize sevdir ve yedir. Maddi ve manevi haramlardan el çektir.. Haramın her türlüsünden nasibimizi kes.. Bu risâleyi yazdığım hane sahibine ve evlâd-ü yaline hidayet nasibeyle ve kendilerini dünya ve âhirette temiz ve tayyip rızıklarla merzuk eyle.. Habibi edibin ve mahbubun ile olan muhabbetin hürmetine bizlere dünya ve âhirette affınla muamele eyle.. Habibin hürmetine ve izzetine.
Hazreti Fatma'nın iffet ve rif'atine. Haseneyn'in muhabbetine Aliyyil-Mürtezâ ve ehl-i beyt-i bâsefa himmetine bizleri iyman ile göçür ve sâlihlere ilhak evle. Bu risalemizi okuyanları. okutanları, bastıranları ve dinleyenleri iki cihan da aziz eyle.. Dünya ve âhiretlerini mâmur eyle.. Yarın, ayıpların meydana çıktığı, defterlerin okunup herkesin kişiliği bilindiği gün, suçlarımızı affınla setrederek bizleri Habibine bahşeyle… Civarı Mustafa'da, arşın gölgesinde iskân eyle…. Narından azat. Firdevs-i a'lâya ithal ve civarı Ahmed-i pür-vefada iskan eyle. Bizleri.
cemal-i bâ-kemalinin müşahedesiyle dilşâd eyle... Mürşidim Ibrahim Fahreddin ve hocam Gümülcine'li Mustafa efendilere ve diğer mürşidim Ahmet Tahir-il Maraşı ve hocam Mehmet Rasim efendilere ve silsile-i tarikimizden geçen meşâyih ve azizana garka-i garik rahmet eyle... Bütün mü'minlere ve bâhusus havırlarından istifade ettigimiz ashab-i hayrata da rahmet eyle...
Asi ümmeti Muhammed'i islâh eyle.. Hükümeti-cumhuriyemizi hayırlı işlerinde muvaffak ve islâma hâdim eyle.. Türk büyüklerini ve Türk münevverlerini nuru- Kur'an ve nur-u tevhid ile münevver ve muammer eyle.. Bütün ehl-i tevhide de rahmet eyle.. Bahusus. benim tahsilime sebep olan annem Hâce A'işe hanıma da rahmet eyle... Makamını cennet, refikini nur-u nübüvvet ve ehl-i beyt eyle.. Ehlime hidayet, kızım A'işe Fatıme'ye ve oğlum Muhammed Cüneyd'e hidayet ve sırat-ı müstakimde sâbit-kadem eyle... Vatan ve milletlerine ve bütün insanlığa hayırlı ve faydalı ve rahmetle yâd edilmeme vesile eyle... Bütün ihvanımı, cemaatimi ve bu risâlemi okuyanları her türlü zorluklardan halâs, âhir ve âkibetlerini hayreyle.. Omürlerine bereket, vücutlarına sıhhat ve âfiyet. halâl rızıklarına vüs'at
ve bütün işlerinde nusret ve muavenet eyle.. Ordularımızı ve kumandanlarımızı ehl-i küfür üzerine daima mansur ve muzaffer eyle... Dualarımızı kabul ve niyazlarımızı makbul eyle..
Sübhane Rabbike Rabbil-izzeti amma yasifûn ve selâmün alel-mürseliyn vel-hamdü lillahi Rabbil-âlemiyn kabulüd-dua EL-FÂTIHA..
EI-Hac IRŞÂD