Ara
Menü
3 dakikalık okuma

Sarhoş bir adam hamama gider. Hamamın sahibi sarhoşu görünce: Aman efendim!

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, İrşad, Cilt 2 · s. 334

Sarhoş bir adam hamama gider. Hamamın sahibi sarhoşu görünce: «Aman efendim! Bugün hamama girmeyin. Sabahleyin içeri bir azgın deli kaçtı. Ne kadar uğraştıkî ise dışarıya çıkaramadık. Size bir zararı olabilir.» dediginde «Çekil önümden! O deli ise, ben sarhoşum» der. Sarhoş, soyunur adama hitaben «Bana saglam bir ustura ver» der. Usturayı, sabunu alır; hamama girer. Bir de bakar ki, hamamın göbek taşında gayet iri bir adam, gözleri yerinden ugramış, korkunç bir şekilde kendisine bakıp duruyor. Sarhoş, bir nârâ atar ve deliye hitaben: «Buraya gel!» diye bağırır. Deli yanına gelince olan kuvveti ile deliye bir tokat aşkeder. Neye ugradıgını gaşıran deliye usturayı verir, kolunu kaldırır altını gösterip:

«Burayı traş et!» der. Deli, tokadın acısı ile gösterilen yeri traş eder. Sarhoş, delinin diğer yanağına da kuvvetli bir tokat daha vurup, diger kolunun altını göstererek; «Burasını da traş et» der. Deli, o gösterilen yeri de traş eder. Sarhoş, deliye bir tekme indirip, yere yıkılınca ona hitaben: «Al bu usturayı, hamamcıya teslim et. Hemen buradan defol!» der ve delinin üstüne, vuracakmış gibi saldırarak; «Dışarı çıktığımda, seni burada bulursam fena yaparım» der. Korkusundan hamamdan sür'atle soyunma mahalline gürültü ile çıkan delinin elinde hamam sahibi usturayı görünce, dona kalır. «Eyvah, deli galiba adamı öldürdü» diye fenalık geçirirken; beriki elindeki usturayı adama uzatır, bir elini de dudagina götürüp «Sus!»

ışaretı yaparak yavaşça: «Al bu usturayı iyıce sakla. Ben gl liyorum. Iceride deli var» deyip alelacele ordan ayrılr. Sar.

hoşun azılısı delinin azılısından beterdir.

İçki içip, parası ile kendini deli etmeye uğraşan kimse, sana hitap ediyorum! Paran ile deli olman doğru bir iş midir?

Bu içkiden biraz zevk duysan bile, böyle bir hale girmen doğru mudur? Bana: «Ben bunu senelerden beri içiyorum. Ne elimden bir kaza çıktı. Ne de bir kimsenin hatırını kırdım.» diyecek olursan, bundan sonra içtiklerinde, ne vakit elinden bir kaza çıkacağını bilebilir misin? Bundan sonra böyle bir yanlış harekette bulunmayacağını bana nasıl temin edebilirsin?

Diyelim ki; içkinin nihayetinde böyle birşey yapmadın, fakat sıhhatinin elinden gittiginin farkında degil misin? Bu içkinin sana bir zararı olmasa bile, evlâtlarina zararı olur. Sarhoş çocukları manyak, ruh hastası olurlar. Bundan başka, sen çocuğuna kötü bir örnek olmuş olursun.

Hem, senin sıkıntın içki ile de defolmaz.

Gel; sana bir içki tarif edeyim ki onunla mest ol! O içkinin sâkisi: Hazreti Sultanı Enbiya; içkisi ise, aşkı-ilâhidir.

Meyhanesi âşıklar meclisi, kadehi ise; senin vücûdundur.

Bundan içen; bir daha ne gam, ne kasâvet görür, ne ayılır, ne de ayrılır. Kovsalar dahi, bir daha başka kapıya gitmez. Ebediyyen mest-ü hayran olur, Ey âşık-ı-dildâde, gel nûş edelim bâde, Bir bâde gerek amma kim içile mev'âde;

Sâkisi ola Mevlâ, akdâhı anın esmâ, Bir kerre içen, kat'a gam görmeye dünyâde Ol câna olan tâlib, cân ile ola râgip, Nefsine ola gâlip, dil bağlaya üstâde.

Nûş eyleyen ol camdan subhü ne bile şâmdan.

Ta'lim-i-cünûn eyler, Mecnûn ile Ferhâde.

İşit bu Sezaiden ne gördü Fenâyiden, Dost, vechini gösterdi mir'âtı-mücellâde...

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.