Semerkand'da bir saka vardı. Her Cuma günü, kazancını Allah rızası için ana ve babasının ruhlarına tasadduk ederdi.
Her vakit namazdan sonra dua etmeye ahdetmişti. Bir cuma günü, para kazanamadı. Bir âlime gidip nezrini söyledi: «Ben her Cuma günü kazancımı ana ve babamın ruhuna sadaka etmeyi nezir etmiştim. Bu cuma günü para kazanamadım. Bu ahdimi yerine getirmek için ne yapmalıyım?.» dediğinde, O aliz kaBukların Soma, nerkep ve alz a, Koyun ve degilere ver» dedi. Saka da öyle yaptı. O gece rüyasında ana ve babasını gördü. Ana ve babası ona «Ey oğul, her Cuma gecesi bize hediyeler gönderir bize ikram ederdin. Fakat çoktan beri kavun, karpuz istiyorduk. Allah senden razı olsun. Bu cuma bizlere kavun ve karpuz ikram ettiler. Sen hayvanlara kavun ve karpuz kabuğu verdin, Allah bize cennet kavun ve karpuzlarından ikram eyledi» dediler.
Meşayihten rivayet oldu ki; Cuma geceleri yahut cuma günü, ölenlerin ruhları evlerin kapılarına gelirler ve göyle hitab ederler: «Ey sevgili oğlum! Ey sevgili kızım! Ey kardeşim! Ey evimde oturanlar! Türlü türlü nimetler yiyorsunuz.
Biz kabirde açız, sususuz, karanlık yerdeyiz. Siz aydınlıkta, biz karanlıktayız. Siz yumuşak yataklarda, biz çıplak, topraktayız. Bizi hiç anmıyorsunuz. Bizi unuttunuz. Sizden rica edipsizlere yalvarıyoruz. Bizim için sadaka ve hayır ediniz. Bizim için dua ve istiğfar ediniz ki bizlere yiyecek, aydınlık, yatak ve örtü olsun. Bu yaptıgınız hayır hasanat, dua ve istigraf bizim için büyük hediyedir» diye tâ sabaha kadar yalvarıp yakarırlar «Bari bunları yapmazsanız, sofranızdan artmış ekmekleri köpeklere ve kedilere bizim ruhumuz için veriniz. Bize sevabını bagışlayınız» derler. Bu zevatın akrabasından birisi hayır eylese sevinirler «Allah sizden razı olsun, sizleri de Allah sevindirsin. Siz bizleri unutmadınız. Allah sizi iki cihanda aziz eylesin» deyip giderler. Şu kimseler ki, ölülerini hayır ile yad etmezler, ölülerinin ruhları da öylece beddua ederler. «Allah teâlâ sizleri mahrum etsin. Sizin bizi mahrum ettiginiz gibi»
deyip boyunları bükük mahzun olarak giderler. Bu haberin sahih olmasına delil olarak bu hadisi şerif-i gösterdiler:
(Yu'rad-ul-a'malû alâllahi yevm-el-igneyni vel-hamiysi ve lâ yukbelü amelü katıir-rahimi ve alel-enbiyai vel'âbâi vel-ümmibati yevm-el-cum'ati).
Tercümesi:
«Adem oğlunun ameli, pazartesi ve persembe günü Allahu teâlâya arz olunur. Lâkin sılâyı-rahmi terk edenin âmâli hayriyesini Allah kabul etmeyip, red eder. Yapılan hayrın peygamberlere ve babaya, anaya arz olunması cuma günüdür.»
Ey insan oğlu! Sonumuz ölümdür. Hayır ile anarsak, hayır ile anılırız. Dünyanın bekası yoktur. Mâmurlar harab olsa gerektir. Düzenler bozulur, imaretler, saraylar yıkılır. Sevdi.
ğimiz mallarımız sevmediklerimize kalır. Hergün bir melek söyle hitap ediyor, şöyle nida ediyor: «Doğun, ölmek için. Binalar yapın, harab olmak için» Harab olacaktır, sonu ölüm ve harab olmaktır. Verilen nimetler harab olsa gerek. Mutilere sevap, âsilere ikab vardır. Akıllı olan kimse, âhiretini yapar.
Mümkün olduğu kadar kendini ve ehlini, evlâdını, etbainı Allah rızasında ve ebedi mülke yetiştirmeye çalışır ölüsünü, dirisini hakka yarar amel ile memnun eder.