Bu anlattığım hikâyeye, ben fakîr şahid oldum. Sizleri, yemin ile temin ederim. Bir sene, Muharremin onuncu gecesi idi. Bir mecliste oturuyorduk. Hazreti Hüseyin'in ruhu için Kur'an okundu, Hazreti Hüseyin'in şahadeti, Muharremin onuncu günü idi. Onun şahadetine pek ziyade üzülen aramızdaki bir zat, ellerini kaldırıp: «Yarabbi Benim ruhumu yarın kabz eyle. Beni şühedayı Kerbelâ'ya ilhâk et.» dedi. Sapasağlam, sıhhatli bir adam idi.
Oradan ayrıldık. Sabahleyin, o zatın öldügünü haber verdiler, bizzat biz defnettik. Bu kıssamı burada zikr etmemin sebebi, Muharrem'in onuncu gecesi duaların kabul olunduğu hadisi şerifine misal içindir. Ummeti Muhammed, bu beş vakti ganimet bilmelidir.
Bu mevzuda «Zübdetül-Mecâlis» isimli kitapta, Eba Hureyre radiyallahu anh şöyle bir hadis rivayet etmektedir:
Efendimiz buyurdular ki: «Şabanın onbeşinci gecesi, Cebrail bana geldi ( Ya Resûlallah! Bu gece, Şabanın onbeşinci gecesidir. Bu gece sema kapılarından üçyüz kapı açıktır. Bu gece rahmet kapılarından üçyüz kapı meftuhtur. Kalk, namaz kıl.
Rabbine ibadet eyle, ellerini semaya kaldır. Dua et. Ummetini rabbinden iste) dediğinde (Ya Cebrail! Bu gecenin fazlından, bana haber ver) dedim. (Ya Resûlallah! Bu gece, dualar kabuldür. Bu gece, senin ümmetin sana bağışlandı. Bu gece, rahmeti sübhani cûşu hurûşa geldi. Bu gece, rahmet deryası taş- t1. Bu gece, magfiret gecesidir, rahmet gecesidir. Bu gece, bütün ümmet mağfiret oldu. Yalnız, Allaha şirk koşanlar, sihir yapan büyücüler, gayıptan haber veren falcılar, mü'min kardeşleriyle üç günden fazla dargın duran, içkiye tövbe etmeyen ve zinâdan vazgeçmeyenler, faiz yiyen tefeciler ve ana, babasına bakmayan, onlara hakaret eden, onların haklarını yerine getirmeyenler, bir meclise diğer meclisten lâf taşıyıp, iki müslüman cemiyetini birbirine düşman eden ahlâksızlar af olunmayacaklar.
Hısım, akrabalarını terk eden, onların haklarını yerine getirmeyenler de af edilmezler. Bunlardan başka bütün ümmet bu gece hürmetine afvü magfiret oldu) dedi.»
Tövbe edenler bu kötü huylarını terk ederlerse, bu gecenin feyzine erişirler. Rahiym olan nebiyyi âhırzaman, Cebrailden bu haberi işitince, af olmayan ümmetleri için merhameten namaz kıldılar. Namazında ağlayıp göz yaşı dökerek secdeye varıp «Ey Allahım! Senin kabından, gazabından sana sığınırım. Ümmetimin âsilerini de bana bağışla. Onları da affu magfiret buyur.» diye tâ fecre kadar Rabbisine yalvardı, ağladı.
O, bizler için ağlıyor. Halbuki ağlamak, asıl bize düşer.
Allahsız geçirdigimiz zamanlara, ömürlere ağlayalım. Akşam vaktidir dükkânlar kapanıyor, ömür kuşu bu ten kafesinden uçmak üzere. Belki bu akşam, ömrümüzün son gecesidir. Son gecemiz dahi olmasa bir son gecemiz muhakkak olacaktır.
Gelin gözlerimiz görürken, hakkı görelim, kulaklarımız duyarken, hakkı işitelim. Lisanımız söylerken, tevhid ve tehlil edelim. Vücud bizi terk etmeden, Allaha kıyam, rükü, secde edelim. Hayırlar, güzel ameller işleyelim de felâha, necâta erelim.
Kimsenin ırzına, canına, namusuna, malına göz dikmeyelim. Çalışıp helâlinden kazanıp, helâl kazancımızdan Allah yoluna fakirlere, yoksullara yardım elimizi uzatıp iyman ve islâmın zevkini tadalım.
Yalandan, sahtekârlıktan, yalancı şâhidlikten, yalan yere yeminden, tenbellikten, pislikten, yüzsüzlükten, arsızlıktan kendimizi kurtaralım ki, Allaha lâyık bir kul, Muhammede lâyık bir ümmet olalım. Böyle mübarek geceleri gafletle geçirmeyelim.
Yarabbi! Bizi, Resûli Hâşimi hürmetine bu gecenin feyzinden mahrum etme! Bi-hürmeti seyyidül-beşer, bizleri afvınla gâd et, bi-yevmil mahşer. Yarab! bizi mahrum etme. Buradan dagılmadan cümlemizi afvınla şâd eyle! Bu meclisimizden Resülünü haberdar eyle. İşittiğimiz ders ile âmel etmek ve ihlâsen yapmak nasip eyle. Din ve devlet, vatan ve
millet uğruna çalışanları iki cihanda âbâd eyle. Bizi kâfire esir etme. Istiklâlimizi kıyamete kadar pâyidâr eyle.
Bizi, dini islâmdan kovma. Açlıkla terbiye etme. Evlâtlarımızla bizi te'dip etme, Bizleri, yaptığımız fenalıklardan dolayı zalemeye ezdirme. Bizlere çok ver, fakat azdırma. Vatanımıza ve cemi ümmeti Muhammede bereket ihsan eyle. Ölmüşlerimize rahmet eyle. Bâkide kalanlarımıza sıhhatli, hayırlı, iymânlı, ibâdetli ömür ihsan eyle. Bâhusus cemaatimden kadın, erkek âhirete gidenlere rahmet eyle. Bu dersimi indiilâhiyyende makbul, indi-Resûlde mahbub olan dersler zümresine ilhâk eyle. Beni okutan hocalarımın, âhirete vasıl olanlarına garkai-rahmet eyle. Sag olanlarının vücudlarına sıhhat ve âfiyet verip, feyizlerini müzdad eyle. Okudugum kitapları yazanları, tab'eyleyenleri, kâğıdını ve mürekkebini taşıyan hammallarını da ve her türlü emegi geçenleri de magtiret eyle.
Beni dinlemek lûtfunda bulunan ve bu risalemi okumak zahmetine katlananiara nârı cahimi gösterme. İki cihanda onları şâd eyle. Cümlemize, son nefeste iymân ile göçmek nasib eyle. Son kelâmımızı kelimei tevhid ve Kur'anı mecîd eyle. Cümle ümmeti Muhammede selâmet ver. Asi olan ümmeti Muhammedi islâh eyle, Mağfiret eyle. Ana, baba ve ecdadımıza rahmet eyle.
Sübhane rabbike rabbil izzeti ammâ yasifûn ve selâmün alel mürselin, velhamdü lillâhi rabil âlemin. El Fâtiha.
iRŞÂD