Bir kurban bayramı arefesi, bir müslüman oğluna elbise almak üzere, çocuk elbiseleri satan dükkânın birisine girer. Elbiseci ermeni imiş. Dokuz vaşında bir erkek çocuğu için bir el bise çıkarmasını dükkâncıya söyler. Dükkâncı bir takım elbise çıkarır. Dar mı gelir geniş mi gelir diye çocuğun boyu, genişliği üzerinde fikir teatisi yaparlarken, oradan elbise almak isteyen z.atın çocuğu boyunda ve vücudu yapısında bir fakir yavru geçtiğini görüp, (İşte benim çocuğum bu çocuk' kadardır. Bu çocuğa bu elbise uyarsa, benim çocuğuma da uyar) deyip o çocuzu çağırır ve mezkûr elbiseyi giydirirler. Çocuk elbiseyi kendisine verdikleri zehabına varıp sevinerek elbiseyi giyer. Tamamen çocuğa ısmarlama gibi olur. Sonra (çıkar oğlum) deyip elhiseyi çıkarırlar. Çocuğa: (Haydi git oğlum) deyip onu savmak istediklerinde, gözleri yaşarıp mahzun bir vaziyette dışarı çıkmak üzere iken elbiseci ermeni işin farkına varıp, gafil müslüman müşteriye hitaben: (Efendi size başka bir elbise vereceğim. Bu elbiseyi maalesef size veremiyeceğim. Başka bir elbise seçiniz) deyip mahzun bir vaziyette dükkândan çıkmak üzere olan çocuğa seslenip; (Oğlum elbiseni almadan nereye gidiyorsun?) diyerek çocuğu çağırır ve elbiseyi ona teslim eder.
(Evlâdım azıcık dur, sana ayakkabı, gömlek de alacağım) der Bizim gafil islâm müşteri, (Benim seçtiğim elbiseyi ne için başkasına verdin?) diye öfke ile giderken, ermeni arkasından seslenip: (Senden para alacaktım, bu işten ise Allahın rızasını aldım) der. Çocuğu giydirip, kuşatıp evine yolcu eder. Meğerse çocuk yetim imiş.
O sene devrin şeyhülislâmı hacca gitmiş. Arafatta iken bir rüya görür. Rüyasında iki melek birbirine hitaben: (Bu sene yapılan haccı, Allah Istanbul'da, Kapalıçarşı'da elbiseci Agop ağanın yaptığı hayır hürmetine kabul buyurdu) derler. Şeyhülislâm uykudan uyanıp tefekküre varır ve rüyayı kaydeder. Gördüğü günün tarihini bir yere yazar. Istanbul'a döndüğünde evine uğramadan Kapalıçarşı'ya gider, elbiseci Agop efendiyi bulur. Kendisinden arefe günü hayır yapıp yapmadığını sorar ve kendisine gördüğü rüyayı tebşir eder. Agop efendi de (Bu hâdiseyi benden başka kimse bilmiyordu), diyerek kalbine doğan iyman nuru ile küfür perdesi kalkar ve islâmla müşerref olur.
Kelime-i tayyibeyi getirip Allaha makbul bir kul olur.
Ehli küfür, yetime yaptığı iyilikten dolayı iymana dahil olursa, iymanlı bir müslümanın bir yetime iyilik etmesinden hâsıl olacak sevabı senin irfan ve iz'anına bırakıyorum.