Ara
Menü
2 dakikalık okuma

Bir adamın, ihtiyar ve hastalıklı babası vardı.

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, İrşad, Cilt 1 · s. 195

Bir adamın, ihtiyar ve hastalıklı babası vardı. Karısı, daima:

— Senin babana bakmaktan usandım. Ya babanı, yahut be ni tercih et. Eğer, babanı tercih edersen, ben çıkar giderim, di yor ve kocasını iz'ac ediyordu. Adamcağız, karısına bir çok defalar:

— Hanım, ne yapayım? Babam bu, kime bırakabilirim.

Ben bakmazsam babama kim bakar, onu kim korur, diye yalvarıp yakardı ise de, kadın bir türlü söz anlamıyor ve bildiğinden şaşmıyordu. Nihayet, düşündü, taşındı ve babasını gotürüp bir dağa bırakmaya karar verdi. Arabayı hazırladı, küçük oğlunu da yanına alarak, babasına:

— Ben, oğlumla dağa gidiyorum. Haydi, sen de gel. Biraz gezmiş, hava almış olursun, diye arabaya bindirdi. Dağ yolunu tuttular. Başına geleceklerden haberi olmayan ihtiyar, torunu ile konuşuyor ve onunla yol boyu sevişiyordu.

Issız bir ormana vardılar. Adam, yere bir yatak serdi, babasını oraya yerleştirdi, yanına biraz su ve biraz yiyecek de bıraktı ve:

— Baba, sen burada yat... Ben, biraz odun keseyim, diyerek çocuğunu yanına alıp oradan uzaklaştı.

Neye uğradığını anlamayan ihtiyarcık, arkalarından baka kaldı. Saatler geçtikten sonra, kendisini arayan, soran olmayınca, oraya ne maksatla bırakıldığını anladı ve gözleri yaşardı. Fakat, ne çare? Zavallı ihtiyarın elinden ne gelirdi?

İhtiyar, dağda kaderi ile başbaşa âkıbetini bekleye dürsun, baba - oğul araba ile köye döndüler. Çocuk babasına sordu:

— Dedemi neden orada bıraktık? Gidip, onu almayacak mıyız?

Babası da:

— O ihtiyarladı, artık orada kalacak, cevabını verdi. Çocuk, işin farkında olmadığından:

— Ama neden? diyordu. Ben dedemi isterim.

— Oğlum, o ihtiyar dedim ya... Orada kalması lâzım, deyince çocuk:

— Peki, ben büyüyünce sen de dedem gibi ihtiyar ve hastalıklı olacaksın. Ben de seni o zaman, senin dedemi bıraktığın gibi dağda bırakacak mıyım? sözleriyle babasını uyardı. Ne büyük bir günâh işlediğinin o zaman farkına varan adam, ağlayarak geri döndü ve bıraktığı yerde babasını bularak ayaklarına kapandı. İhtiyar, oğlunun başını okşayarak:

- Aglama ogul, dedi. Ben babamı dağda bırakmadım ki, Allah beni sana dagda bıraktırsın, dedi.

Anlayan ehli irfana bu hikâye kâfi gelir sanırım. Allah, sana ve bana tevfik etsin.

Bu kitabımı okuyan, bu duâyı da ezberlesin.

Rabbenâğfirli ve livalideyye velilmü'minîne yevme yekumül hisab.

Sübhâne Rabbike Rabbil izzeti ammâ yasifîn ve selâmün alel mürselin vel hamdü lillâhi Rabbil âlemin. El fâtiha...

El-Hac IR$ÂD

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.