Bir delikanlı Hacca niyet edip, anasından izin istedi. Anası razı olmadı. (Evlâdım benim senden başka kimsem yok, sen Hacca gidersen bana kim bakar. Hem de ben senin hasretine dayanamam) dediyse de, çocuk dinlemeyip bineğini hazırladı.
Kadın baktı ki evlâdı fikrinde ısrar ediyor, ona yol levazımatını hazırlayıp Allaha ısmarladı. (Yarabbi bana evlâdımı sağ sâlim geri iade et, sözümü dinlemedi, ama gençtir onu affet, kazadan belâdan koru) diye arkasından dua ve niyaz edip, onu yolcu etti.
Delikanlı Hac kafilesi ile giderken bir kimse yanına sokulup, (Senin ile arkadaş olalım. Ben bir kestirme yol biliyorum, o yol.
dan gidersen bu kafileden bir hafta önce Kâbeye varırız) deyip, çocuğu kandırdı, kafileden ayrıldılar. Yollanı ormanlık bir yere varıp, insandan, canlıdan hiçbir eser kalmadı. O korkunç vâdiye vardıklarında, o adam kılıcını çekip: (Çabuk paraları çıkar) dedi ve önlerinde olan hendeğe bakmasını çocuga söyledi.
Çocuk hendeğe bakınca birçok insan iskeletlerinin olduğunu gördü. (Bana kıyma, ben bir ananın oğluyum, paralarım sana helâl olsun, beni anama bağışla) dediyse de, harami, (Ben yeminliyim soyduğum adamı öldürürüm, çabuk soyun, paralanı çıkar) deyip, üzerine yürüdü. Delikanlı: (Bari iki rekât namaz kılayım) diye niyaz etti. Harâmi, bu niyazı kabul edip: (Çabuk ol. Kıl bakalım namazını) dedi. Yiğit abdest alıp namaza durdu ve yüzünü secdeye vurup niyaza başladı, hem ağlıyor hem de dua ediyordu. Duasında: (Yâ Rabbi, bana imdat eyle, derman eriştir. Biliyorsun Yâ Rab dünyada bir ananın bir oğluyum, anamı firak ve hasret ateşine yakma, anama merhamet eyle) diyerek, gözyaşı döküp, münacaat ederken, kulağına bir ses gelip,
«lebbeyk» avazesini işitti. Ses durmadan yaklaşıyordu. Çocuk bu sesi işitince yüreğine su serpildi. (Medet ya Allah) dedi. Ses yaklaşıyordu, delikanlı: (Ya Allah meded, ya Allah) dedikçe ses yanına gelmişti. Başını secdeden kaldırdığında, başı ucunda elinde süngüsü ile bir azim zatın durduğunu görüp: (Beni bu zalimden kurtar, beni öldürüp, anamı hasret ateşine yakmak ister) dedi. Hemen o zatı muhterem elindeki harbeyi haramiye vurup, onu helâk eyledi. Yiğit bu zata sordu: (Sen kimsin, beni bu zalimden kurtardın) dediğinde: (Ben yedinci kat gök meleklerindenim. Burada bulunan bu harâminin mallarını al Allah sana helâl etti; dön ananın hizmetine, Hactan vazgeç) dedi ve kayıp oldu. Kaldırabileceği kadar mal alıp oradan vatanına döndü.
Anasına kavuştu. Kıssayı anlatıp, Allaha şükür ettiler. Bu yiğit bildi ki, anaya hizmet, Hacetmekten efdal imiş.