Ara
Menü
2 dakikalık okuma

Ensardan Alkame radiyallahu anh, ölüm yastığına başını koyduğunda, her kelâmı konuşuyor ve fakat…

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, İrşad, Cilt 1 · s. 181

Ensardan Alkame radiyallahu anh, ölüm yastığına başını koyduğunda, her kelâmı konuşuyor ve fakat Lâ ilâhe illâllah

Muhammedün resûlüllah kelimei tayyibesini söyleyemiyordu.

Resûle vukuatı haber verdiler. Efendimiz, yarı garı olan Sıddıkı Ekberi yanına alıp, Alkame'yi ziyarete geldiler. Halini sordular. (Yâ Resûlallah! Kelimei tayyibeyi söyleyecegim zaman, üzerime ateşten bir dağ Kaldırıyorlar) dedi.

Resûl aleyhisselâm Alkame'nin ehli beytini yanına çagırdı. Onlara şunları sordu: (Alkame namazını kılmaz mı idi?)

Hepsi: (Kılardı) dediler. (Orucunu tutmaz mı idi?) (Tutardı)

dediler. Sonra, Alkame'nin anasına hitaben, (Alkame'den razı mısın?) dediler. Kadın: (Razı degilim, Yâ Resûlallah) dedi.

(Ne için ondan razı degilsin, sana ihsan mı etmez, itaatta mı bulunmaz idı!) sualine: (Ihsan ve itaat ederdı) dedi. (Ya ne için ondan razı değilsin!) buyurdular. Kadı ağlayarak: (Allesini benden üstün tutar idi) dedi. Resûl: (Hakkını ona helâl et, ya valide) dedi. Kadın: (Edemiyorum. Yâ Resûlallah)

dedi. Bunun üzerine Efendimiz: (Odun getiriniz, Alkameyi yakacagım) deyince: (Ben anayım, yakmanıza razı olamam)

dedi. O vakit Resûl aleyhisselâm: (Allahın onu yakmasına nasıl tahammül edeceksin) deyince, kadın ağlayarak: (Hakkım helâl olsun) dedi. Derhal Alkame'nin lisanı açılıp (Lâ ilâhe illâllah Muhammedün Resûlüllah) deyip ruh teslim etmiştir.

Ana ve babaya itâatsizlik, onlara hürmet etmemek, insanı son nefesinde îmansız çene kapamasına sebep olabilir. Evlât, îmanla dahi ölse kabrinde azab göreceği ve mahşerde, Allah önünde hesap verdiğinde, Allahü Teâlâyı gazablı bulup, nâra atılacagı haberlerde gelmektedir. Böyle âsi olan evlât, kabre girmeden de kendi anasına ve yahut babasına yaptığını, kendi evlâdından çekeceği muhakkaktır. Yukarıda sizlere arzeylemiştim.

Şu Kıssayı ibretle oku ve Hasan-ül-Basri hazretlerinin ana ve baba hakkındaki kanaatinin ne olduğunu öğren.

Hasan-ül-Basri, Hazreti Ali Kerremallahü veçhe radiyallahü anhın yetiştirdiği büyük mürşiddir. Tâbiindendir. Bütün tarikatı âliyyenin şecereleri ona, ondan da Imam-1 Ali'ye, Imam-ı Ali'den Cenabı Fahr-ül Mürseline varır.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.