Ara
Menü
3 dakikalık okuma

Ibni Mülcem namındaki nâmerd, beyt-i Huda olan damadı Paygamberi bir sabah huzuru Hakta…

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, İrşad, Cilt 1 · s. 85

Ibni Mülcem namındaki nâmerd, beyt-i Huda olan damadı Paygamberi bir sabah huzuru Hakta iken zehirli kılıç ile vurdu. O beyti Huda melcei fukara damadı Resûlü Mücteba Halife-i Hak kanlar içerisinde vere serilmişti. Hazreti imamı mihrabından alıp hanei saadetine götürüp, yatağına yatırdılar.

Nice muharebelere girmiş, nice azılı kâfirlerin bir darbede canlarını cehenneme göndermiş, nice habîsin habasetlerini bu dünyadan temizlemişti. Fakat, kader böyle imiş, bir nâmerdin süikastına kurban gidiyordu.

Hazreti Imam, muhterem oğullarına şefkat nazarı ile bakıyor, sanki onların ileride başlarına gelecck hâdisatı levhi mahfuzdan okuyordu. İmamı Hasan'a sordu, (Beni kim vurdu?) Hc.

men carihi zalimi huzuru halifeye getirdiler. Imam kendisini vuranı tanıyordu. Zira, Ibni Mülcem imama hizmet ctmişti.

Imama hizmeti esnasında (Ya Ibni Mülcem benim ecelim senin elindedir) buyurmuş, kerametini izhar etmişlerdi. O vakit Ibni Mülcem (Hâşâ ya Imam, ellerim kurusun büyle bir şey yapacak isem) demiş, kendisini öldürtmesi için rica ve niyazda bulunmuş idi. Mülcemin bu sözlerine karşı Allahın arslanı Ali (Nasıl seni öldürtebilirim ki, sen suç işlemedin, suç işlemeden seni haps veyahut katlettirsem zâlim olurum) demişti.

Vakit ve saat gelmiş, kader zuhur etmişti. Imam Ali, Ibni Mülceme sordu: (Ya Ibni Mülcem, sana ne yaptım; irzina malına, canına mı iliştim?) Ibni Mülcemi dehşet ve korku kaplamıştı. (Hâşâ yalnız yalnız hüküm Allahındır ya Imam) diyebilmişti.

Hazreti Halife (Sözün Hak, niyetin bâtıl) dedi.

Ibni Mülcem'i alıp hapse koyup nezarete aldılar. Sonra Imam Hasan'a dönüp, (Eğer ben bu cerhden kurtulur isem onun hakkındaki muamele bana aittir. Eğer ölür isem bir kılıç darbesi ile onu katl edin ki, kanunu ilâhî yerini bulsun. Sakın olmaya ki onu zulm ve cefa ile öldürmeyiniz. Zira dedeniz Muhammed Sallallahü Aleyhi ve Sellemden işittim; bir kelp kudursa dahi onu cefa, eziyet ile öldürmeyiniz, buyurmuştu) dedi.

Sonra kendine süt getirdiler. Sütün yarısını gösterip (Bu sütü alın zindanda bulunan garibe götürün. Karnı açtır) dedi. (Zindanda olan garip kimdir ya Imam) dediler. (Katilim olan Ibni Mülcemdir onun karnı açtır) dedi.

Sütü alıp ibni Mülcem'e götürdüler. Sütü içmedi ve (içine zehir koydunuz, beni öldüreceksiniz, içmem, içmemn) diyerek sütü geriye verdi.

Ibni Mülcemin sütü içmediğini ve sözlerini imama bildirdikleri zaman (İbni Mülcem neden bize suizan etti. Eğer sütü içse idi, yarın mahşer günü ayağımı cennetin eşiğine koyar ibni Mülcemi cennete koymayınca, kendim cennete girmezdim)

buyurdular.

Işte Resûlün âşıkı aşk mektebinde aşk hocası olan Hacei Kâinattan alınan dersin semeresi o Ali ki Radiyallahu anh, ilim, hilim, aşk şehrinin kapısı, Ömer de böyle adalet şehrinin kapı- s1, Eba Bekir, Osman da böyle biri sıddık, diğeri haya şehrinin kapısı, Allah onlardan razı olsun.

Yâ Rab! Bizi Habibinden ayırma. O korkulu kıyamet gününde bizleri onun sancağı altında, afv ü rahmetinde cümle müminlerle beraber cem'i haşr eyle. Amin Bi-hürmetil seyyidil mürselin.

Velhamdülillâhi Rabbil Alemin. Lillâhi Fatiha.

EL - Hac İR$ÂD

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.