Ara
Menü

Silsile-i zerrin-i Gülşenl'ye de bu suretle teyemmünen bi-zikrihi'l-celil rabıta-bend-i ubUdiyyet oldum

Şeyh Muhammed Şehri Efendi etrafında nakledilen anlatı

Gelenek içi anlatı

Bu bölüm kaynak biyografideki bağlamıyla verilir; tarihî biyografiyle aynı kesinlik düzeyinde değerlendirilmez.

Muhammed Şehri Efendi'nin ibtidai tahsili Libhova'dadır. 1 30 1/( 1 884) senesin­ de l stanbul'a gelip, Fatih Mederesesi'ne dahil olarak Eğinli Hacı Hafız İ brahim Efen­ di'nin dersine müdavemetle, ahz-i icizeye muvaffak olmuş ve Gümüşhaneli Ahmed Ziyaeddin Efendi hazretlerine arz-ı nisbet ile beraber hadis-i şerif tederrüsle icaze al­ mıştır. Müşarünileyhin irtihalinde Edime'de Gülşen! Veli Dede Dergah-ı münifi sec­ cade-nişini, eazım-ı meşayıhdan Şerefeddin Efendi hazretlerine, 1 3 1 1/( 1 893-94) se­ nesinde intisab ile, mazhar-ı feyz-i bi-hisab oldular. Onbeş sene zarfında ikmal-i sülu­ ka muvaffak olup, 1 326/( 1 908) senesinde nail-i hilafet oldular. Haletiyye-i Gülşeniyye'den Şeyh Mahmud Efendi'den de, 1 3 19/( 1 90 1 )'da ala­ tarikı't-teberrük müstahlef olmuşlardı. Muhammed Şehri Efendi l şkodra, Yanya, İzmir, Selanik, Manastır ve Edime'de alay müftülüğünde bulunup, alayıyla Belgrad harbine iştirak etmiştir. 133 1/( 1 9 1 3 ) senesinde hayat-ı me'muriyyetten infikak eylemiş ise de, bi'l-ahare İ stanbul'da adliyyede yine bir hizmetle meşgfil olmaktadır. Hüseyin La'li, Yusuf Ziyaeddin, Rükneddin Hüdayi, Muhammed İ lhami ve Ha­ di namlarında beş mahdumu vardır. Bir de zatü'z-zevc kerimesi vardır. Şerefeddin Efendi hazretlerinin irtihalinde üç tarih söylemiştir: Dem-i Ha'ya virüp demi pır-i azız Şerefeddın (.:r..ı.11 J _r. Y..f' A ifl y J..1-J .J'" r ;,) = 1 329 * * * Virdi Ha'ya dem-i Ha p1r-i alem Şerefeddin C.:r....U \ ._; _r. lç. A .J'" r ;, .J'" '5 J ..1-J) = 1 3 29 * * * Habıbi Ha didi vardı Cenab-ı Şah Şerefeddin (.y....U \ J _r. t7' y (.$) h (.$) .J'" ) = 1 329 147 Şerefeddin Efendi merhfimun ziyade hürmet ve muhabbetini kazanmış idi. Ba'zı manzumeleri vardır. Şiirde Fakri tahallus etmişlerdir. Tarik-ı Gülşeni'de adab u erkanı tafsilen bir eser vücuda getirmişlerdir. Vakıf-ı sırr-ı tevhid, kamil, fazıl bir zat-ı ali-kadrdir. Gına-yı kalbe malik, haki­ katen tarik-ı Hakk'a salik, müteşerri', müteverri' bir rehber-i mükerremdir. 147. 1 33 1 'de işinden ayrıldığı belirtildiğine göre, ölüm tarihinin 1 329 olması mümkün değildir. Bu ta­ rihlerden birisinin yanlış olması gerekir. ( H) Ş erefeddin Efendi hazretleriyle olan muhabbet-i kamile-i faklraneme vakıf olup, kendinde zuhur eden bir işaret-i ma'neviyye üzerine bu abd-i ahkara tarik-ı Gülşe­ nl'den, ala-tarikı't-teberrük kaze ve hilafet i'ta buyurmuşlardır. Hz. Sezal efendimizin bu babdaki emirleri telakki olunmak üzere tefe"ülen Divan-ı şerifleri açıldığında, Sunulur cdm-ı zat:ı ol bezme Nuş idenler olur ebed sekran Çünki arif bu sırra vakıf ola Uı1 olunnuş Sezai gayri lisan kelam-ı all-i beşaret-nüması şeref-i tesadüf eyledi. Talib-i matlub sırrı zuhGra geldi. Silsile-i zerrin-i Gülşenl'ye de bu suretle teyemmünen bi-zikrihi'l-celil rabıta-bend-i ubUdiyyet oldum. Fakiri taltifen şu manzumeyi ihda buyurmuşlardır: Dila gel dil-beT-i uşakı vasf it Anı temdlh içün en/ası vakf it Haber vir sırr- ı edna neş'esiııden Dü-çeşmim rUşena ruhsiiresiııden Anı gördüm de sevdim ez-dil ü can Enls-i rUhum oldu medhe şayan Tarık.at gülşeniııde bülbül-i aşk Hakikat aleminde bir gül-i aşk O bulmuş feyzi prrim Gülşen!' den Şarab-ı aşkı içmiş RUşenl' den Muazzam pir-i dest-girim Sezai Mülattaf eylemiş ol hoş nevayı Azizim Şeyh Şerefeddin Veli'den Bulup nisbetle devlet ol veliden Dalınca lxıhr-ı uşştıka·safadan Çıkardı dürr-i safiyi hafadan Şeyh Şuayb Şerefeddin Efendi Hazretleri 289 Sivadan itdi istinzalM halvet Tecelli eyledi envdr-ı celvet İrişdi ma'nevl feyz-i keramet İder dilim Hudii 'ya hanıd ü minnet Hüseyn-i Gül.şeni Vassô.f-ı uşşak Ki oldur gül ruh-ı canana müştak Annı te'llfi vardır bir Seline Anı yazdıkca olmuş saf-sine Yazup Manzfrme-i Mevlad' e bir şerh RasUl-i müctebayı eylemiş medh Mahabbet gülşeninde zarı vardır Daha onbeş klular ô.sô.rı vardır Bana Jfırim Sezm itdi ilhiim Anı müstahlef itdim bezl-i in'iim 'Fü:ytlt-ı tdmme' tM/ı-i hilafet Ana mekşuf ola sırr-ı tarikat İrişsün feyz-i prrim lutf-ı Sübhan Safa-yô.b-ı harim-i bezm-i cfüıô.n Dua itmek.dedir .Şehri-i Fakri Ki luef-ı Hakk ' nı olmaz kasr u hasrı ( ı.> }i L>k-) = 1 342/( 1 923-24) Bu abd-i ahkar-ı n1-siyahın seyyiat-ı ahvali temiz sahifeleri karartır derecede çoktur. Böyle bir lutf-ı ma'nevi, öyle bir taltif-i ali karşısında diyecek söz bulamadım. l nşaa'llah hüsn-i zanları gibi olurum temennisiyle mukabeleten silsile-i Gülşeni'ye zeylen Şehri Efendi hakkında şu manzumeyi ilaveten söyledim: Doğunca matla'-ı ma'nadan ahir bir meh-i taban Harlm-i sineme envô.r-ı aşku'llah olup peyda 290 Sef'ine-i Evliya Münevver oldu hanıd olsun Huda' ya gönlümün şehri Kemôl-i şükr ile eltô.f-ı Hak' dan itdim istid' a Ceniib-ı Şeyh Şehri himmet-i pô.k-i aziziinla Hilafetle fakiri kam-yab itdi safii-bahşii Azizim mürşidimden almış idi himmet-i feyzi Hakire tercenıiin-ı alem-i gayb oldu ol ciiıui Hudll. ' nm avn ü tevfikıyle bezme iişniiyım ben Erenlerden üınıd-viirım beni reddeylemez haşa Tarik-ı Gülşen! icazet-namesinin aynen derci münasib görüldü: "Bi'smi'llahi'r-Rahmani'r-Rahim; 1 48 - · ", " , ,... (.,. ,.. Hanıd-i bl-had Allahu Ahad hazretlerine ki, ibad-ı muhakkıkıni , ( l;.ıl .y o l...l>- _,) iiyet-i kerimesince ilm-i ledümılyi ta'lim ile tecelliyyat-ı efiil ü sıfat ü zaW isal v ibad-ı mü- 1 49 , "" , $,.. o "' .,.. (. "" $ "' "" ttakini , (\/ j \ Jl r-f!J 1__,A;I ..:r...UI .._-.,,.. _, ) iiyet-i kerimesince harem-sariiy-ı cennat ef ôl • ' ""' • • ü sıfat u zata'idhôl eyledi. - (4 .. • • "' JI • Salat ü elam-ı la-yuad ol hablb-i Rabb-i Samed hazretlerine ki , J Jl \ i ı}4 .) ,:jı :,JıJl50 iiyet-i kerlmesince ümmitin(tehid-i ffıl ü-ıfat u zata da'vt -ve W.rık-ı -tahkik:ı tedella ile bar-giih-ı Hz. Ehadiyyetü'z-Ziit 'a hidayet eyledi . Al ü evlad ü ashab-ı emcad hazeratıııa ki , ifrıô.-i vücad ve ibkii-i şühad ile , ( r p.:)\S' uıb...,. İ - ...l;,!> \ ..cil r-f!)151 hadis-i şerifince ümmet-i merhUm, nücum-ı hüda ve kevii­ kib-i ihtidadırlar. Ba'de-zii: Biiis-i tastlr-i kelam-ı sıdk-irtisam ve sebeb-i huruf-ı safii-peyiim oldur ki: Ashab-ı tarikattan nur-ı aynım ve enls-i ciimm el-Hdc Hüseyin Vassiif, adab-ı şeri­ at u tarikatla müeddeb ve müddet-i medlde tahsll-i kemalata ve bu faklr-i bl-mikdardan ki , Şeyh Muhammed Şehri'dir, tarik-ı Gülşenl'ye intisab ile menbau'l-fuyuzat ve mazharü'n­ nefehiit plr-i sdnl Hz. Şeyh Hasan-ı Seziil (kuddise sırruhu'l-iill) efendimizin ta'yln ü tahsis buyurdukları, "La-ilahe illa'llah, Ya Fettah, Ya Vedful, Ya Allah, Ya Hu, Ya Ka- 1 48 . " ...Ona katımızdan bir ilim öğrettik. . . . " 1 8. Kehf silresi, 6 5 . (H) 1 49. "Rablerinden korkanlar da, bölük bölük cennete sevk olunurlar... " 39. Zümer suresi, 7 3 . (H) 1 50. "Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et. Onlarla en güzel bir şekilde münakaşa et . .. 1 6 . Nah! suresi, 1 2 5. ( H ) 15!. "Ashabım yıldızlar gibidir. Onlardan hangisine uyarsanız, hidayete erersiniz. " el-Aclunl, Keşfü'l­ Hafa, 1, 1 3 2. Şeyh Şuayb Şerefeddin Efendi Hazretleri 29 1 dir, Hak, Hayy, Kayyı1m, Kahhar" esma-i şerlfesiyle iştigal ve pute-i riyazette zer-i ha­ liMnisiil olup , ba'dehU Hz. Rasulu'lUih (salla 'lUihu aleyhi ve sellem) şehristiin-ı ilm ü amel ü şerıat ü tarikat ü mürüvvet idi. Hz. İmam Ali (radıya'lUihu anh ve kerrema'lUihu vecheh) dahi ol şehristiinın kapusı olduğu, (4.ı Js- J r-W I ..v liİ) 152 buyurur . İmdi her kim, ol şeh­ ristiinın içine kadem bastı , ala-kadri't-tiika ol şehirden hurtı.c etmedi . Ta tarlkını kenıille ye­ tiştirince kaim-ı makiim- ı Ali oldu. Rivayettir , Hz. İmam Ali (radıya'llahu anlı ve kerrema'llahu vecheh) 'den üç kişi tekmil etti . Amma bizim plrlerimizin silsilesinde ol kemali İmam Ali'den Hasan-ı Basri (ralımetu'lUihi aleyh) alız e tti. Ondan Hablb-i A'ceml, ondan DavUd-ı Tiif, ondan Ma'rnf-ı Kerhi, ondan Seriyy-i Sakatf, ondan seyyidü' t-tii feti'l-Ula Cüneyd-i Bağdadi, ondan Mümşô.d-ı Dlneverl, ondan Muhammed-i Dlneverl, ondan Muhammed el-Bekri, ondan Vecfhüddln el-Kazı, ondan Ömer el-Bekri, ondan Ebu. Necfb-i Sühreverdf, ondan Kutbeddfn-i Ebher!, ondan Rükneddin Muhammed-i Nuhasl, ondan Şehabeddfn-i Tebrl­ zi, ondan Seyyid Cemiileddfn-i Tebrizf, ondan İbrahim Zô.hid-i Gey/anl, arıdan Muham­ med-i Geyliini, 01ıdan Pir Ömer-i Halveti, 01ıdan Ahi Merem, ondan Ahi İzzüddin , on­ dan Pir Sadreddin , 01ıdan seyyidü ' t-tii feti's-saniye es-Seyyid eş-Şeyh Yalıyfl eş-Şirvflni, 01ıdan Pir Dede Ömer-i Ruşeni; 01ıdan ol plr-i flgflh ve mürşid ü rehber-i riih-ı ilah , mah­ zen-i esrflr-ı Kibriyfl kafile-sfllir -ı etkıyfl , mütetebbi' -i Mesnetıi-i Mevlevi ve nflzım-ı Ki· tab·ı Ma'netıi, memdüh-ı Hz. Mevlana , çeşm-i çerflğ-ı RUşenl es-Seyyid eş-Şeyh Sul­ tiin İbriihlm-i Gülşen! (kaddesena'llahu bi-sırrihl ve emeddenii bi-mededihl) ; ondan mah­ dum-ı ser-bülendi Emir Ahmed-i Hayali, ondan veled-i erşedleri Ali es-Safvetf; OTıdan birader-i erşedleri Sultiin Hasan , ondan Şeyh Muhammed-i Sırrf; ondan Şeyh Muham­ med La'lf-i Feniif; ondan plşvfl-yı tarik-ı Gülşeni ve rehnümfl-yı flyln-i Ruşeni, arif-i bi' !lah , flşık-ı Rasu!u' !lah , mazhar-ı sereyfln-ı seb ' u 'l-mesflni, plr-i sflni Hz. eş-Şeyh Ha­ san-ı Sezflf (kuddise sırruhu' s-Sflmi) ; ondan Gürcü Şeyh Ali Efendi , ondan Şeyh Hô.fız Mustafa Efendi , ondan Şeyh Hasan el-Haseni Efendi , ondan imdadı cô.rf ve feyz ü kemflli sô.ri Şeyh Ali Rızô. Efendi , ondan ô.lim-i bi '!lah ô.mil-i bi-emri' !lah eş-Şeyh Mus­ tafa Hilmi Efendi , ondan müceddid-i tarlk-ı Gülşen! arif-i bi' llah es-Seyyid eş-Şeyh Şu­ ayb Şerefeddfn Efendi (mette'ana'llahu bi-feyzihi 's-sô.ri kaddesa'llahu esrô.ralıum) , on­ dan alıkarü' l-ibô.d er-rô.cl min ihsô.nı rabbihi'l-kerlm el-Vahhab eş-Şeyh Muhammed Şeh­ ri alız eyledi . Bu dai-i hakir tarafından himem-i esrô.r-ı eızze-i kirô.m ile alız eylediğimiz üzere , sü­ !uk-ı hakikat ile tahsll-i ma'rifet eyleyip , murô.d eylediği makamda gUşe-nişin ve akib-i sa­ lavô.tta evrô.d u ezkara müdavemet ve zımn-ı duhalarında ervô.h-ı eızze-i tarikı zikr ü yad etmeğe müliizemet üzere olup ke-mfl-kan belki inşô.a'llahu'r-Ralımfln hezô.r terakkıyyô.t-ı 1 52 . "Ben ilmin şehriyim, Ali onun kapısıdır. " Tirmizi, Sünen, Menakıb, 3. ( H ) Yezdanl ile talib-i tan1M Hak ve mağlüln heva vü heves olan vahşi dilleri dane-i nush u pend ile sayd ve habl-i metfn-i şeriat ü uınkat ile kayd edip , telkin-i zikr-i dô.imf-i vücU­ df ile makô.mô.H tevlıfd ü ittihadı meratib-i sülük u cezbe ile irşô.d ederek, uı'lfm ü telkin eylemeğe hulefamızdan mefharü 's-sô.likin el-Hac Hüseyin Vassaf halifeye izn ü icazet verildi . Vemirıa' lliıhi' Hevftk ve'l-hidiiye . Vasiyyet-i Muhammediyye: ( _,..l.l?ci l.+Lı>İ ,y- _,,.;1 J 1.. _,..l.l?ci l.+Lı>İ _;:iJ 1 1.fj;) / 53 hadfs-i şerifince hik­ met-i mecidi ve hakikaH tevhidi ıUi-ehlinden ketm ü diriğ edip, tô.lib,i Hak olan ehl-i haki­ katten ketm ü diriğ etmeye. Ve'Helô.mu alô.-meni ' t-tebea'l-hüda ve' l-hamdü li'lliıhi ve kefa . Alliıhümme sebbit ak­ dameıUi alô.-sırô.tıke'l-müstaklm ve ııevvir kulUbenô. bi-envô.n ma'rifetike ve zıya'-i muhab­ betike'l-kadtm. " * * * Bir rica-yı mahsus: İ şbu eser-i dervişanemi mütalaaya tenezzül buyuran zevat-ı kiramın bir noktaya nazar-ı dikkatlerini eelb etmek isterim ki, o da fakire bu yolda bir ieaze verilmesi. Bu abd-i ahkar-ı rı1-siyahın kemalinden değil, ehlu'llah-ı ızam efendilerimizin, hususan Pir-i dest-gir Hasan-ı Sezai efendimizin müeerred bu kullarını çalışmağa tergib, bir kat daha teşvik ve adam olmağa kesb-i kabiliyyet için eser-i inayetinden ibarettir. Yoksa fakirde henüz kemalden eser yoktur. Nefs-i zalimin elinde baziçeyim. Kendine bir paye vermek emeliyle bunları dere etmiş zehabına düşülmemesini rica ederim. Her tarikın mehma-emken icazet-namelerini dere etmek mesleğine tebeıyyetten ile­ ri gelmiştir. Ehl-i tarikın ahkar-ı kemter bir kıtmiriyim azizim. * * * Muhammed Şehri Efendi'nin Adab-ı Tarikat-ı Gülşeni Risalesi'nden: "Gülşeniler, salat-ı vitri teheccüd vaktine te'hir ederler. Yatsı namazından sonra cümle fukara, usul-i Gülşeni üzere savt-ı a'la ile sure-i Mülk ve sure-i Nasr'ı okurlar. Pir-i sani Cenab-ı Sezai efendimizin ictihadına göre yatsı virdi olmak üzere kutbu'l­ arifin Abdüsselam-• Meşiş hazretlerine mensub Salat-ı Meşişiyye tilavetiyle iktifa 1 53 . "Hikmeti ehlinden başkasına vermeyiniz, yoksa ona zulmeder. Ehli olandan da onu sakınmayınız; aksi takdirde onlara zulmetmiş olursunuz. " Aynı manada hadis için bkz. Darimi, Sünen, Mukad­ dime, 34. ( H )

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir anlatıdır. Tarihî olay, belge veya kronolojiyle aynı kesinlik düzeyinde değerlendirilmez.