Bu bölüm kaynak biyografideki bağlamıyla verilir; tarihî biyografiyle aynı kesinlik düzeyinde değerlendirilmez.
Halkın bu inhimaki azalmış, tabii feyz-i Muhammedi bizlerden uzaklaşmış, başı mıza bunca felaketler gelmiştir. Muhammed Efendi hazretlerine, "Yazıcı-zade" denilmesi, pederlerinin erbab-ı hatt u kitabetten olmasından ve Ahmed-i Bican hazretlerine "Bican" deı:ıilmesi de, nehafet-i vücudiyyelerinden mütevellid bulunduğunu lsmall Hakki merhum beyan buyurmaktadır. Cenab-ı Hak cümlemizi mazhar-ı feyz ü şefaatleri buyursun, amin bi hurmeti Nebiyyi'l-Emin. Her ikisinin ervah-ı şerlfesine bir Fatiha-i şerife ihda buyuran erbab-ı iman maz har-ı ihsan-ı Mennan olsun. Yazıcı-zade'nin şeyhi hakkında bir medhiyyesi vardır. Bir beyiti: Cihanın kutbu mfıhı Hô.cı Bayram Cihanın şeyh u şiıhı Hô.cı Bayram Muhammediyye'sini lsmall Hakkı hazretleri iki büyük cildde şerh e tmiş t ir . /275/ AKBIYIK SULTAN Meczı'.'ib Abdullah'dır. Şöhreti, Akbıyık Sultan'dır. Sultan Murad-ı san! devı:in de zuhur eden eiizımdandır.
Hz. Bayram-ı Veli'nin taht-ı terbiyesine dahil oldular. Halvet esnasında mal ve servet arzusunu bir vechile fikir ve gönülden çıkaramadığın dan, şeyhi her ne kadar terk-i dünyaya teşvik etmiş ise de, te'slri görülmediğinden, "Evlfıdım mademki düny&:lan geçemiyorsun, bizi terk et, sana izin, benimle müniisebetin munkatı'dır." diye tard edilmiştir. Dışarı çıkarken başındaki serpuş, kapıya ilişerek ye re düştüğünden, bunu şeyhinin kerametine hami ederek, bir daha başına bir şey giy meyip, açık baş gezmiş ve saçını uzatmıştır. Meczub ve abdal olduğu halde li-hikme ti'llah mal ve serveti gittikçe artmış, Bursa'da vasi' bir bina inşasıyla gelip geçen mü safirin-i fukara ü mesakine yedirir içirir, ikram eder olmuş idi. Bu haliyle beraber Alaeddin-i Arabi hazretlerinin dersine devam ile tahsll-i ilm etti. Bi'l-ahare şeyhinin mazhar-ı kabulü olup, ikmal-i süluk ile nail-i rütbe-i hilafet olmuştur.
Kendini meczub ve abdal suretinde göstermeyi meslek ittihaz etmiş idi. Halbuki hakikatte insan-ı kamil idi. Bi'l-ahare Akşemseddin hazretleriyle İstanbul fethinde bulunup Hz. Fatih'in mazhar-ı hürmeti olmuş idi. Sultanahmed civarında el'an nam-ı alilerine nisbetle bir mahalle vardır. A hir ömrünü Bursa'da inziva ile geçirip 860/( 1 456) senesinde irtihal-i dar-ı na im eyledi. Bursa şehrinde el'an mevcfıd asar-ı hayriyyesi ve tekkesi vardır. Tekke ci varında türbesi ma'mıir ve müzeyyendir. Ziyaret eyledim. Asar-ı heybet ru-nümadır. Türbesinin kapısında (şöyle) yazılıdır: . .JJı J_,...J .JJ ı 'yl ..ır ..;İ ti . r-:>} er> )ı .JJ ı r . )l .:ı ı .:..t' .JJ .l -""'i rn . J r.iJI Jı>İ .:..t' ı\i J Y ı _; { .;:i- 1.l) .:ı f 'J J ....; y- 'J .Jlı "l,,l _,ı .:ıı 'Jİ . 33 1 . "Koğulmuş şeytandan Allah'a sığınırım. Rahim ve Rahman olan Allah'ın adıyla iyi bilin ki, ha beriniz olsun, Allah'tan başka ilah yoktur.