İzzî'nin kaydına göre Abdullah Efendi'nin vefat ettiği gün hava son derece soğuktu. Yârhisar Camii musallâsında, kimsesi bulunmadığı için kaldırılmadan bekleyen bir garibin cenazesi vardı. Abdullah Efendi'nin cenazesine katılan topluluk bu naaşı da sahipsiz bırakmadı; cenazeyi beraberinde götürerek namazını kıldı ve Abdullah Efendi'nin mezarının yanına defnetti.
Kronik bu karşılaşmayı yalnız bir defin ayrıntısı olarak değil, ölüm karşısındaki eşitliği ve kimsesiz bir Müslümanın cenazesini üstlenme sorumluluğunu hatırlatan ibret levhası biçiminde anlatır. Kaydın içinde yer alan dinî ifade, senedi ayrıca gösterilmediği için sahih hadis diye sunulmaz; burada İzzî'nin tarih anlatısı içindeki ahlâkî yorum olarak korunur.