Mezarlıktan geçerken
Seydişehirli İbrâhim Efendi bir gün oğlu İsmail Çelebi'yle mezarlıktan geçiyordu. Rivayete göre bazı kabirler karşısında durarak orada yatanların mânevî hâlleri hakkında oğluna sözler söyledi.
Oğluna verilen ders
Gördüğünü söylediği sıkıntılı hâlleri günah, tövbe ve âhiret sorumluluğu üzerinden açıkladı; yolculuk böylece oğluna yapılan bir nasihat meclisine dönüştü. Anlatı fizikî mezar gözlemi veya tarihî defin tespiti değil, ölümü hatırlama ve hesap bilinci taşıyan gelenek içi menkıbedir.