Denize bırakılan beden
Atâyî'nin naklettiği rivayete göre idam edilen Oğlan Şeyhi İsmail'in başı ve bedeni denize atıldı. Bedeni Rumelihisarı civarındaki Kayalar kıyısına ulaştığında bağlıları onu defnetmek istedi; ancak şeyhin daha önce söylediği, başıyla bedeninin birbirinden ayrılmaması gerektiğine dair sözü hatırladılar.
Kıyıda bekleyiş
Bağlılar bedeni hemen gömmeyip başın bulunmasını bekledi. Rivayette, bir süre sonra kesik başın su üzerinde kabak gibi dönerek aynı kıyıya geldiği anlatılır. Bunun üzerine baş ile beden bir araya getirilerek defnedildi.
Atâyî anlatıyı “mesuliyet râvîye aittir” anlamındaki ihtiyat kaydıyla sonlandırır. Bu sebeple olay doğrulanmış tarihî vaka olarak değil, idamın ardından oluşan gelenek içi menkıbevî hafıza olarak sunulmaktadır.