Kanûnî Sultan Süleyman'ın oğlu Şehzade Bayezid, 966/1558-59 yılında kardeşi Selim'le savaşa hazırlanırken Akşehirli Abdullah Dede'nin uzletgâhına geldi. Ondan himmet ve dua istedi, kılıç kuşanmak arzusunu bildirdi. Abdullah Dede şehzadeye sert davranmadı; fakat bu niyette hayır bulunmadığını söyleyerek onu kardeş kavgasından vazgeçirmeye çalıştı. Bayezid gençlik gururuyla nasihati kabul etmedi.
Daha sonra Şehzade Selim de Abdullah Dede'yi ziyaret edip dua istedi. Dede, gönül hoşluğuyla dua ederek onun galip gelmesini diledi. Atâyî bu bölümde şu beyti aktarır:
Dil-i dervîş-i dil-rîşin duâ-yı subhgâhından
Belâlar eksilir, câh u celâl-i kibriyâ artar.
Rivayetin devamında Bayezid'in talih yıldızının sönüp Selim'in ikbalinin parladığı söylenir. Kanûnî Nahcıvan seferine çıkarken Abdullah Dede'ye uğrayıp oğullarından hangisinin saltanata daha uygun olduğunu sorduğunda onun yine Sultan Selim'i gösterdiği anlatılır.