On beşinci menkıbeye göre Emîr Sultan Rum diyarında yolculuk ederken önünde nurdan üç kandil belirir; kandilleri yalnız velîlerin görebildiği söylenir. Kendisine, bu kandillerin gözden kaybolduğu yerin ileride mezarı olacağı bildirilmiştir. Kandiller, bugün türbesinin bulunduğu yer olarak anlatılan mevkide kaybolur. O sırada bölgenin ormanlık ve mezarlıklardan uzak olduğu belirtilir.
Emîr Sultan’ın aslında Medine’de kalmayı ve oraya defnedilmeyi arzu ettiği; Bursa’da ıssız görünen bu yerde yalnız kalacağı düşüncesiyle hüzünlendiği nakledilir. Uykuya daldığında Hz. Ali’yi rüyasında görür. Rüyada ona Hz. Peygamber’in sünnetine bağlı kalması, üzülmemesi ve ileride çevresindeki arazinin mezarlık için satın alınacağı bildirilir.
Metin daha sonra arazinin para verilerek vakıftan alındığını söyler ve Emîr Sultan’ın vefatını 833/1429 yılına tarihler. Ölüm tarihi tarihî kayıt katmanındadır; kandiller ve rüya ise türbenin yerini ve Bursa’da kalışını anlamlandıran gelenek anlatısıdır.