Tezde “meşhur bir kıssa” olarak aktarılan anlatıya göre Baba Yûsuf Hakîkî, babası Şeyh Hâmid-i Velî’nin halifesi olmayı ister. Somuncu Baba bu talebi uygun görmez ve mânevî emanetin ehline verilmesi gerektiğini söyleyerek hilâfeti Hacı Bayrâm-ı Velî’ye bırakır.
Baba Yûsuf’un babasından uzun bir nasihat dinledikten sonra bu karara razı olduğu ve Hacı Bayrâm-ı Velî’ye bağlandığı nakledilir. Aynı çalışma, onun Ankara’ya gidip Hacı Bayram’ın yanında mânevî ilimleri tahsil ettiği bilgisini Ali Rıza Karabulut’a dayandırırken başka ayrıntıların kesin olmadığını da belirtir.
Bu rivayet, biyolojik oğullukla mânevî ehliyet arasındaki farkı açıklayan gelenek hafızasıdır. Baba Yûsuf’un Aksaray’daki şeyhliği, Şeyh Hâmid Mahallesi’ndeki tekke ve vakıf kayıtları tarihî katmanda ayrıca değerlendirilir.