XVII. yüzyılın sonlarındaki savaşlar ve Edirne’ye kadar ulaşan siyasî kargaşa sırasında Receb Enis Dede’nin sabrı tükenir. Evinde inzivaya çekilerek, “Yâ Rab, ya bu vahşeti def eyle yahut benim ruhumu kabz eyle” diye dua ettiği anlatılır.
Rivayete göre keşfi açık bir kişi onu, sonucu henüz bilinmeyen bir iş için canını feda etmeyi istemenin ilâhî takdire karşı edebe uymadığı konusunda ikaz eder; önceki velîlerin ve peygamberlerin böyle davranmadığını söyler. Ardından şu beyitle uyarır:
Takdîr-i Hudâ kuvvet-i bâzû ile dönmez;
Bir şem‘a ki Mevlâ yaka, bir vech ile sönmez.
Tez, anlatının Sâlim Tezkiresi’nde yer aldığını ve dervişler arasında yaygın biçimde nakledildiğini bildirir. Bu kayıt, Edirne’deki olayların doğrudan tarih belgesi değil, Enis Dede’nin teslimiyet anlayışını açıklayan gelenek içi bir anlatıdır.