Horasan'dan Rum'a
Vilâyetnâme'nin anlatısında Hacı Bektâş, Ahmed Yesevî çevresinden aldığı işaret ve emanetlerle Rum diyarına yönelir. Rum erenleri yeni bir erenin gelişini sezer; anlatı, onun yolculuğunu sıradan bir yer değiştirme değil yeni bir velâyet merkezinin ortaya çıkışı olarak kurar.
Güvercin ve doğan
Hacı Bektâş'ın Sulucakarahöyük'e güvercin donunda geldiği, karşısına gönderilen erenin ise doğan suretinde onu yakalamaya çalıştığı söylenir. Hacı Bektâş insan suretine dönüp doğanı boğazından tutar; ardından 'erenler erene böyle mi gelir' anlamındaki ikazıyla şiddete karşı yumuşaklığı öne çıkarır.
Anlatının dili
Güvercin barış, zararsızlık ve mânevî davetin; doğan kuvvet ve sınamanın simgesi olarak okunabilir. Don değiştirme motifi Türk tasavvuf menkıbelerinde velînin tabiatla ilişkisinin anlatım yollarından biridir. Bu kayıt XIII. yüzyıl yolculuğunun çağdaş tarih tutanağı değil, sonraki Bektaşî hafızasının pîrin gelişini nasıl anlamlandırdığını gösteren gelenek içi anlatıdır.