İsmâil-i Ma‘şûk’un 935/1529 yılında idam edilmesinden sonra bedeninin nasıl defnedildiğine dair anlatı, Sefîne’de bir müridin rüyası üzerinden nakledilir. Rivayete göre İsmâil-i Ma‘şûk müridine görünerek Rumelihisarı’ndaki Kayalar Mezarlığı civarında beklemesini, önce bedeninin ardından başının deniz yoluyla kıyıya ulaşacağını söyler.
Mürid söylenen yerde bekler; önce bedenin, ardından başın dalgalarla kıyıya geldiğini görür ve ikisini bir araya getirerek defneder. Bu bölüm tarihî infaz kaydından ayrı, Ma‘şûkî çevrenin şehadet ve kabir hafızasını taşıyan gelenek içi bir menkıbe olarak okunmalıdır.
Hüseyin Vassâf kabri bizzat ziyaret ettiğini; mezarın Bebek’e yakın kıyı duvarı içinde, bir tekkenin bitişiğinde bulunduğunu yazar. Kitabede İsmâil-i Ma‘şûk, “Aksaraylı Pîr Ali Efendi’nin mahdumu” ve “Şehid İsmâil-i Ma‘şûkî” ifadeleriyle anılır.