Ara
Menü

Bunun üzerine türbe yapılmasını pâdişâh emr eder

Seyyid Mustafa Yıldız Efendi etrafında nakledilen anlatı

Gelenek içi anlatı

Bu bölüm kaynak biyografideki bağlamıyla verilir; tarihî biyografiyle aynı kesinlik düzeyinde değerlendirilmez.

Şeyh Seyyid Mustafa Yıldız Efendi
Köstendilli Ali Efendi hulefâsındandır. Gerezelidir, orada dergâhı var imiş.
Sultan Mahmûd-ı evvelin devrinde İstanbul’a gelerek Sarây-ı Humâyûn’da müsâfir
olmuş idi. Bu sırada Şeyh Nasrullah Efendi isminde bir zâtı rü’yâsında görür ve devr-i
Fâtih’ten beri medfûn olduğu mahallin mürûr-ı zamân ile ma’rûz-ı tecâvüz olarak
elyevm mezbele-gâh bulunduğundan, bundan tahlîsı teklîf eder. O da Bahçekapısı’nda
elyevm Hamîdiyye Sebîli civârındaki mahalli ta’rîfen, rü’yâsını bi’l-vâsıta pâdişâh
Sultan Mahmûd-ı evvele arzeder. Emr-i pâdişâhî ile kendisi ve bir mâ-beynci gelirler,
rü’yâda gördüğü mahalli bulurlar. Buraları Hıristiyan mahallesi olup, bir Hıristiyan
tâcirin konağı imiş. Bahçesinde dört-beş arşın kazdırırlar, lahd zuhûr eder. Bunun
üzerine türbe yapılmasını pâdişâh emr eder.
Şeyh Mustafa Efendi bu esnâda memleketine azîmet için pâdişâhın
müsâadesini temennî ederse de, pâdişâh, “Memleketteki dergâhını başkasına devr
etsin, keşf olunan mezârın civârına bir dergâh binâ olunup meşîhati kendisine tevcîh
edeceğim.” buyurur.28 Azîmetine müsâade olunmaz. Bunun üzerine Mustafa Efendi
burada kalır.
Sülâle-i tâhireden kaviyyü’l-azîme bir mürşid-i muhterem imiş. İrtihâllerinde
bu dergâh-ı şerîfde defn olunmuşlardır. 1143/(1730-31) senesine müsâdiftir. 29
Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir anlatıdır. Tarihî olay, belge veya kronolojiyle aynı kesinlik düzeyinde değerlendirilmez.