Gelenek içi anlatı
Bu bölüm kaynak biyografideki bağlamıyla verilir; tarihî biyografiyle aynı kesinlik düzeyinde değerlendirilmez.
Sebeb-i inâbetleri şudur ki:
Bir gün Şeyh Cüneyd-i Bağdâdî, Bağdâd’da, Câmi'-i Kebir’de va’z ederken ve nice türlü rumûzât beyân
eylerken, fukarâdan birine, (" )اسمع يا هذاEy şu! Dinle!” der. Ebû Ali de orada olduğundan, hitâbı
kendisine sanıp şeyhin sözünden hisse alarak ayağa kalkar. Hemen bey’at ve inâbet edip, tarîkata sülûk
eder. Terbiyesi, Hz. Cüneyd’dendir. Âlim, fakîh, müfessir ve muhaddis idi. İlm-i kelâm ve eş’ârda edîb,
keşf-i müşkilâtla habîb, derdli âşıklara tabîb idi.
Bî-iştibâh olur iki âlemde kâm-rân
Yâ Seyyid Ahmede’r-Rufâî vü pîr-i sâlikân*
Yâ Hazret-i Ebu’l-alemeyn el-amân amân
Ârif-i esrâr-ı Kitâb-ı mübîn, nûr-ı dîde-i ehl-i yakîn eş-şeyhu’l-akdem ve’l-imâmü’l-
ekrem seyyidinâ ve mevlânâ, şeyhu’l-kebîr es-Seyyid Ahmed er-Rufâî hazretleri, hicretin
512/(1118) senesinde, Irak’ta Vâsıt şehrinde, Ümmü Abîde karyesinde zîver-bahş-ı mehd-i
şuhûd olmuşlardır ki, “Beşîr” ( )بشيرve “nûr-ı nûr” ( )نور نورtârîhlerine delâlet etmektedir.
Karye-i mezkûrede, seyyidinâ Şeyh Seyyid Yahyâ hazretlerinin hâne-i saâdetlerinde,
şeyhu’l-kurrâ ve’l-muhaddisîn Seyyid Ali Ebu’l-Hasan b. Yahyâ el-Mekkî hazretlerinin
sulb-i pâkinden, kadem-nihâde-i âlem-i vücûd olmuşlar idi.