Ara
Menü

Ahî Mîrim Halvetî

Ahî Mîrim Halvetî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin halvetiyye halkalarındandır. Kayıtları Kırşehir çevresiyle ilişkilendirilir. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.

Yol
Cerrâhiyye
Mekân
1 bağlantı
Unvan
Halvetiyye
Geniş biyografi

Bu metin, Cerrâhî silsile arşivindeki kişi dosyasının tamamı esas alınarak paragraf ve manzume düzeni korunmak suretiyle hazırlanmıştır. Gelenek içi menkıbeler tarihî kayıtlarla aynı kesinlikte değerlendirilmez.

Hayatı ve silsiledeki yeri

not؛ Necmettin Haşan Efendinin nakline göre Hz. Pir Ömer el-Halveti Efendi kırk erba'ini ardı ardınca çıkarıp, sırr-ı Resulullah(sav) tarafından.kırk adet dal işaretli bir Tac-ı Şerif" kendisine ihsan olundu. Bu tacın kırk dal olması ve dört terk üzerine dikilmesi..ihlas Suresinin dört ayet olup, beş dal olmağa işarettir. Cenap-ı Ş eyh Ahi Mirem/Mirim

O, insanların ve cinlerin kutbu, beşerin Mürşid-i Kamili, fikre ve zikre yol gösteren “Rabbi zidni tehayyera” ayetinin mazharı, mücadele ve riyaz ehlinin seçkinidir. Şeyh Hazretlerinin, İsmi Mirim Halvetı'dir. Ahi Mîrim/Mirem de denilir. Heri (Hirat) şehri kasabalarından Kilbâd'da (Kelibad) doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. Heri ve Şirvan’da ilim tahsilini tamamlamıştır. Kendisine Ahi denilmesi ise Ahi Evran evladindan neslinden olmasından dolayıdır. Aynı zamanda Hz،Ali (k.v) “Kemerbeste”(kemer kuşanmış) olmasındandır. Timur istilası sırasında Heri’den göçmüş ve Kırşehir’e yerleşmiştir.

Hazret Kırşehir’e ulaştığında çok duygulanıp; “Hele Kelibat’dan çıktık ise Gülabad’a geldik.” dediği rivayet edilir. Nitekim Kırşehir havas arasında Gülşehir diye tanınmıştır. Diğer bir rivayete göre ise Şehir bina edilirken dökülen kerpiçler gülsuyu ile karıştırılmıştır. Bir başka rivayete göre ise Ahi Evran bu şehirde medfundur ve kemerbeste olan budur denilmiştir. Onun zaviyesinin bulunması sebebiyle şeyhin adına izafetle şehre Gülşehir adı verilmiştir. Anadolunun Moğol istilasından sonra tek mamur şehir olarak kalabildiğinden “Gülşehri” denildi diye de rivayet edilmektedir.

Ahi Mirem Hazretlerinin biat edişi şöyle nakl edilir; Ahi Mirem Efendi gençliğinde seçkin ve iyi bir şairdi. O asrın emirlerinden birine güzel bir kaside yazmış, sonra o kasideyi emir’e güzel bir şekilde sunmak üzere huzuruna gitmişti. Kasidesini gurur içinde Emirin makamında adamları arasında okumuştur. Takdir edilip ihsanım(ca’ize) almasına rağmen, Emirim Şeyhe iltifat etmemesi onu çok üzdü. Ahi Mirem Hazretleri, Emir için kaside yazdığına çok üzüldü ve çok pişman oldu. İşte bu pişmanlık içinde iken kendisine gaflet basıp uykuya dalar. O halde iken Sultan-ı Enbiya (S. A. S) Efendimizi manasında görür.

Güya Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimize bir kaside yazdığını söyleyerek okuma izni ister, izni alınca kemal-i edeble ve şevkle okur. Efendimizde çok hoşnud olarak, kemali ikramla *Hele Mirem sana ca’ize verelim* diyerek, yerden bir avuç toprak alıp “Kimya’dır, gaflet eylemeyesin* deyip, Mirem Hazretlerinin eline koydu. Hazret uyandığında avucunu açıp baktığında, o toprağın avucunda bulunduğunu ve onu yere korkomaz, halis altın olduğunu hayretle gördü. Hemen aşk cezbesine kapılıp, bu hal ile Şeyh Pir Ömerü’l Halveti Hazretlerinin huzuruna varıp, biatla nice yıllar tekkesinde hizmette bulundu.

Sayısız erbain ve riyazetlerden sonra sülukunu ve tarikatini tamamlayarak, halifesi sıfatıyla irşad hizmetine oturdu. Nakledildiğine göre; Hz. Şeyh, Peygamber Efendimizin(s.a.v) ikram eylediği kimya-yı vehbi ile rızık endişesinden bütün ömrünce uzak kalıp, hayatını Hakk*a tahsis eyledi. Şeyhinin vefatında Tebriz şehrinde, bugün hala ziyaretgah olan bir türbe yaptırdı. Kırşehir de de bir zaviye ve mescidi vardır. Ahi Mirem Hazretleri de 1409/1410 (H.812) senesinde Kırşehiride vefât etti. Vefat zamanlan Karamanoğlu Mehmed Beyin o bölgeye hükmettiği târihlere rastlamaktadır.

Osmanlı Sultanı Bayezid Han’nın Anadolu’ya hükmettiği devirdi. Mısır’da Memlüklu Sultanı Ferec b. Berkük, Acem diyarında ise Timur Hanedanı hüküm sürmekte idi. Diğer bir rivayetde ise Şeyh Hazretleri Şirvan eyaleti Heri kasabasında Güzergah köprüsü yakınındaki Halvetiler Mezarlığı’nda medfundur. Şeyh Hazretlerinin meşhur dört halifesi; Ebu Taiib, Pir Tevekkül, Amr-i Rabbani ve Postnişin’i İzzeddin Hazretleridir.

Kıyntetlû töslerCnd&nf “Derviş, eğer tarikat yolu ve mesleğinin saliki ise, dünya işlerine gönlünün meylini önlemelidir.” “İnsanın şerefi ve mertliği kimseyi hoşlanmadığı bir şeyle karşılamaması; ahlâkının güzelliği başkasına eziyet veren şeyi terk etmesi; cömertliği, üzerinde hakkı olan kimselere iyilik etmesi, insaflı olması; hak ortaya çıktığı zaman hakkı kabııl etmesidir.”

Üç şey vardır ki, kimde bulunursa Allahü teâlâ ondan râzı olur. Çok istigfâr etmek, yumuşaklık ve sadâkat çokluğu,

Üç şey kimde bulunursa, pişman olmaz. Bunlar acele etmemek, meşveret ve tevekküldür.

“Eğer câhiller susup, konuşmasalardı, insanlar arasında ihtilâf olmazdı.” “Kim arkadaşına kimsenin olmadığı yerde yalnız başına nasihat ederse, onu süslemiş olur. Kim de arkadaşına alenî, halk arasında nasihat ederse, onu lekelemiş olur.”

İnsanın günahlarla mânen Ölmesi, gerçekten ölmesinden daha büyük bir ölümdür

Hayâtının bereketli kısa bir hayat olması bereketsiz uzun hayattan daha hayırlıdır.

“Kim Allahü teâlâya bağlanıp, tevekkül ederse, Allahü teâlâ onu her türlü kötülükten ve düşmandan korur.” “Dindarlık şeref, ilim hazine, çok konuşmamak nur, aynı zamanda zühdün ve verânın en yükseğidir.” “Hak yolun yolcusu gönlünü âhirete vermeli, dünyalıklara kapılmamalıdır. Bir olan Allahü teâlâya bağlanmalı, başka şeylere heves etmemelidir...” fiatbras Halvetiyye Pirlerinin ekserisi, sükut üzre olup, uzlet ehlinden ve irfan ve ilim neşr edip, keşf ehlindensiniz. Bunun hikmeti nedir? diye sorulduğunda; Hz. Şeyh: ؛.

Alemde ilim neşrinde muhatab olmasa ve ilmi ma’arife hitab edecek yer olmasa, ilmin nakli ve nakl edicisi sırrın hikmetini kaybetmiş olur. Bahrin cereyanmm takdiri, suyun nezafeti sebebiyledir. Bir çok kişiler amil olmaları ve gayret etmeleriyle ilahi marifete vasıl olup, kamil olurlar. Amma tembelce ve gayretsiz olan kişi cahil kalmaya mahkumdur,” diye buyurdular. Ve yine devamla Hz. Şeyh: ؛؛Bu ilahi meslek” yolunun saliki olmayı dileyen derviş, eğer mürebbisi olan Mürşid-i Kamil’i iyi seçerse ve ona tam bir sadakatle bağlanıp, hizmetinde olursa, ilahi hikmetler ona verilir.

Salik, Şeyhinin bulunduğu yerde ve şehirde oturmamalı, ancak ondan tarikatı tekmil ettikten sonra yanında kalmalıdır. Zira ihtimaldir ki, gönlün manaları, talibin müşahedesiyle gönül şevkinden zuhura gelir ve gözle görüldüğünden, Pir’in nazarı bunu yakalar, sırrı ele geçirir. Zira bu mana gıbta edilen bir haldir. Burda baba oğluna merhamet etmez. O aradan geçenlerde hatır ve gönül aranmaz. Eğer dervişden Şeyh’e el olursa, sonuç belli olur. Eğer Şeyh’den olursa fena bulmak kesindir. İki rakip bir arada olmaz ve iki yakin arasında ise rekabet olmaz. İki kılıç bir kında durmaz.” diye sohbet etmişlerdir.

Lemezat-ı Hulvıyye, Ehli Sünnet Büyükleri, Evliyalar Ansiklopedisi

COĞRAFÎ HAFIZAAhî Mîrim Halvetî TürbesiMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi1 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç2 doğrudan bağlantıAğda gör →
YOL ATLASISilsiledeki yerini açÖnceki ve sonraki halkalarla birlikte

Şeyh, halife, aile ve post ağı

ÖNCEKİ HALKAÖmer HalvetîÖmer el-Halvetî → Ahî Mîrim Halvetî: Nûreddin Cerrâhî öncesindeki Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak aktarım bağlantısı.SONRAKİ HALKAİzzeddin HalvetîAhî Mîrim Halvetî → İzzeddin Halvetî: Nûreddin Cerrâhî öncesindeki Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak aktarım bağlantısı.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

TARİHÎ MEKÂNAhî Mîrim Halvetî TürbesiZiyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH AHİ MİRİM HALVETİ” adıyla, HALVETİYYE çevresinde, ------------------- ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi ------------------- İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 812 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.