HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Bosna'dan İstanbul'a
Bosna'da doğdu; tahsil için İstanbul'a geldi, ardından Bursa'da bulundu. Dinî ilimler ile tasavvuf eğitimini birlikte sürdürdü. Kaynaklardaki Abdullah Rûmî ve Şârih-i Fusûs unvanları aynı müellif kimliğinin farklı görünümleridir.
Melâmî çevre
Bayramî-Melâmî çevreyle ilişkisi, Ekberî metafiziğe yönelişi ve seyrüsülûk dili eserlerinde birleşir. Silsile ve intisap ayrıntıları kaynaklar arasında karşılaştırılır; yalnız benzer unvanlardan hareketle başka Abdullah Efendilerle birleştirilmez.
Fusûs şerhi
İbnü'l-Arabî'nin Fusûsü'l-hikemine yazdığı geniş şerh ona Şârih-i Fusûs unvanını kazandırdı. Şerh, yalnız önceki metni açıklamaz; nübüvvet, velâyet, insan, vücûd, isimler ve tecellî meselelerini Osmanlı ilmî dilinde yeniden kurar.
Risâleler
Merâtib-i vücûd, a'yân-ı sâbite, ubûdiyet, sefer, âyet tefsiri ve tasavvuf kavramları hakkında çok sayıda Türkçe, Arapça ve Farsça risale yazdı. Aynı eserin farklı başlık ve nüsha kayıtları ayrı eser sanılarak çoğaltılmaz.
Vefatı
Hac ve Şam yolculuklarının ardından 1054/1644'te Konya'da vefat etti ve Sadreddin Konevî'nin yakınında defnedildi. Bu mekânsal yakınlık düşünce tarihindeki Ekberî devamlılığın da görünür bir hatırasıdır.