1Bir göz ki onun olmaya ibret nazarında,
2Ol düşmanıdır sâhibinin baş üzerine
3Kulak ki öğüt almaya her dinlediğinden,
4Akıt ana sen kurşunu hemen deliğinden.
5Şol el ki onun olmaya hayr ü hasenâtı
6Verilmez ona Cennet ilinin derecâtı.
7Ayak ki ibâdet yolunu bilmez onu kes,
8Öğrensin onu mescid önünde kapıda as.
9Bir dil ki Hakk’ın zikri ile olmaya mu’tâd,
10Urma sen ol et pâresine dil deyu hiç ad.
11Nefsim deme şol dîve ki iletir seni şerre,
12Nefis odur anın fikri vü meyli ola hayre.
13Gönül müdür ol kim içi vesvâs ile dolmuş,
14Kibr ile hased askeri her yânını almış.
15Şol cân ki fakat cismi diri tuta deme cân,
16Hayvanda da vardır o damarlarda dolan kan.
17Can ol ki "nefahtü" dedi Kur’ânda ana Hakk,
18O nefha-i Rahmâniyyedir bu sırr-ı mutlak.
19Ol rûh -i izâfiye kim erdi odur insân,
20Ol nokta-i kübradır olan sûret-i Rahmân.
21Însan da denir ana dahi hem Âdem-i ma’nâ,
22Hem rûh-u musavverdir o hem âkil-ü danâ.
23Zirâ ki cihâna neye geldiğini bil
24Maksûd olunan matlab-i a’lâsını buldu.
25Ol nefha imiş Âdem’e bil meşreb-i a’lâ,
26Ol nefha imiş kâf-ı vücûdundaki Ankâ.
27Ol nefha imiş diri tutan cümle cihânı
28Ol nefha imiş zîynet eden bâğ-ı cinânı.
29Ol nefha ile oldu imâret bu avâlim,
30Ol nefha ile oldu kamû yedi ekâlim.
31Ol nefha ile gözü açıklar görür ibret,
32Ol nefha ile işidilir ma’nâ-i hikmet.
33El anın ile vermeğe meyl eyledi mâli,
34Ayak dahi doğrulttu bu nefha ile yolu.
35Dil anın ile kıldı özün zikrine mu’tâd,
36Ol nefha ile dâim eder yâr adını yâd.
37Nefs anın ile râzıyye vü marziyye oldu,
38Emmâreliğin terk edüben tasfiye buldu.
39Rûh anın ile etti semâvâta urûcu,
40Kıldı melekûta dahî anınla vulûcu.
41Ulvî olup ıtlâka eriştirdi sülûku,
42Mülki şu ki terk ede bulur şâh-ı mülûku.
43İniş dahi yokuş bir olur cümle yanında,
44Cismindeki can gibi bulur dostu canında.
45Gider ikilik birlik olup her şey olur Hakk,
46Çün gide bulut âleme gün doğa muhakkak.
47Ol nafha ki Âdem demidir Âdemi iste,
48Ol demde Niyâzi erilür menzil-i dosta.