Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

2 sonuç · “ahidnâme

01
Sözlük

ahidnâme

Hükümdarlarm veya sultanlann bazı devlet, cemaat veya şahıslara özel hak ve imkân tanımak amacıyla düzenlenmiş olan belge, muahede-nâme, musâlaha-nâme. İslâm devletleri içinde ilk ahid-nâme, Hz. Muhammed tarafından H. 9. yıldan sonra verilmiş olup onu Irak, İran, Suriye, Filistin, Mısır, Kuzey Afrika ile Anadolu’nun fethinden sonra buralarda yaşayan gayrimüslimlere Hulefâ-yı Raşidin ve özellikle Hz. Ömer tarafindan verilmiş olan hakları belgeleyen vesikalar izlemiştir. Osmanh devletinde de yabancılara verilen ticarî imtiyazları veya sulh anlaşmalarmı içeren ve “mu'âhedenâme” olarak da adlandırılan ahid-nâmeler söz konusudur. ahilik a. Dostluk, kardeşlik, arkadaşlık. 2. Dayanışma ve yardımlaşma esasma dayanan eski bir Türk töresi olup özellikle on üçüncü yüzyüda Anadolu’da hızla yaygınlaşan ve Osmanlı devletinin kurulmasmda, hatta yayılmasında önemli rol oynamış olan dinî ve sosyal bir teşkilât. En temel ilkelerini dinin asıl kaynağından alan ahiliğin “nizamnâme’lerine “fütüvvetnâme” adı da verilmiş olup bu teşkilâta girmek için şerbet içmek, şed veya peştamal kuşanmak, şalvar giymek ile gerçekleşiyordu. Onun özünü ise esnaf birlikleri ve bunları da çıraklar, kalfalar ile ustalar oluşturuyor; en kıdemli veya yaşlı meslek erbabma “reis” veya “ahi” deniliyor; teşkilât içindeki düzeni de “yiğitbaşı” ya da “server” denilen ikinci bir reis sağlıyordu. Osmanlı sosyal hayatının en temel sosyal kurumlanndan olan bu teşkilât, varlığını Osmanlı devletinin son dönemlerine kadar sürdürmüştür. Dayanışma ve yardımlaşma esasma dayanan eski bir Türk töresi olup özellikle on üçüncü yüzyüda Anadolu’da hızla yaygınlaşan ve Osmanlı devletinin kurulmasmda, hatta yayılmasında önemli rol oynamış olan dinî ve sosyal bir teşkilât. En temel ilkelerini dinin asıl kaynağından alan ahiliğin “nizamnâme’lerine “fütüvvetnâme” adı da verilmiş olup bu teşkilâta girmek için şerbet içmek, şed veya peştamal kuşanmak, şalvar giymek ile gerçekleşiyordu. Onun özünü ise esnaf birlikleri ve bunları da çıraklar, kalfalar ile ustalar oluşturuyor; en kıdemli veya yaşlı meslek erbabma “reis” veya “ahi” deniliyor; teşkilât içindeki düzeni de “yiğitbaşı” ya da “server” denilen ikinci bir reis sağlıyordu. Osmanlı sosyal hayatının en temel sosyal kurumlanndan olan bu teşkilât, varlığını Osmanlı devletinin son dönemlerine kadar sürdürmüştür.

02
Sözlük

Ahdnâme (ahidnâme)

Devlet başkanının emriyle, bâzı devlet, topluluk ve şahıslara özel haklar tanımak maksadıyle hazırlanan belge. Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem, hıristiyanlarla ilgili olarak, hazret-i Ali'ye yazdırdığı ahidnâmenin bir kısmı şöyledir: Her kim ki, bu ahidnâmenin aksine hareket ederse, ister sultan, ister başkası olsun, Allahü teâlâya karşı isyân ve dîn-i İslâm ile istihzâ (alay) etmiş sayılır ve Allahü teâlânın lânetine lâyık olur. Bütün hıristiyanlar benim himâyem (korumam) altındadır. Onlara zor kullanmayın. Onların dînî reislerini makâmlarından indirmeyin. Onları, ibâdet ettikleri yerden çıkarmayın. Bunların, manastırlarının ve kiliselerinin hiç bir tarafını yıkmayın. Onları, dâimâ merhamet ve şefkat kanatları altında himâye edin!.. (Feridun Bey-Mecmu'a-i Münşeâtüs-Salâtîn)