Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

3 sonuç · “Tevkîl

01
Şahsiyet

Şeyh Hâlil b. Hüseyin Eşrefî

Hüseyin Efendi’nin birâderidir. Ondokuz sene kadar irşâd-ı ibâd ile meşgûl olup, 1145/(1732)’de meşâyıh-ı Kâdiriyye’den Şeyh Ali el-Vâhidî Efendi’yi tevkîl ederek Hicâz’a gidip, Medîne-i Münevvere’de rahmet-i ilâhîyyeye müstağrak olmuştur. Târîhi: Olup mısrâ-ı evvel sâde âhir cevherî Hâfız İki mısra’larını eyledim târîh-i nev-i

02
Sözlük

’tan tevkîl

Bir kimsey herhangi bir işte veya konuda kendisi adına vekü tayin etme. d’in

03
Sözlük

Tevkîl

1. Vekîl tâyin etme. Kadına, kendini boşamak için seni vekil ettim demek. (Bkz. Vekîl) İslâmiyet'te erkeğin talak (boşama) hakkını başkasına bırakması üç türlü olur: 1) Tefvîd: Erkeğin zevcesine (hanımına); "Kendini sen boşa" diyerek talağı (boşamayı) zevcesinin arzûsuna bırakması. Buna temlîk de denir. 2) Tevkîl etmek. 3) Temlîk haberini başkası ile veya mektupla zevceye (kadına) ulaştırmaktır. Zevce, haberi aldığı mecliste (yerde) kendini boşayabilir. (Ahmed Zühdü, M. Zihni Efendi) 2. Bir ibâdetin, bir işin yapılması husûsunda birini kendine vekîl tâyin etme. Zenginin kesmesi vâcib olan kurbanı, fakîrlere veya hayır, yardım cemiyetlerine diri olarak sadaka vermek kurbân olmaz. Kesmek vâcibdir. Kurbana verilen para sevâbı, yüz misli sadaka sevâbından kat kat daha fazladır. Kurbanı satın alması, kesmesi ve etini dağıtması ve bunları dilediğine de yaptırması için birini tevkîl etmek, parasını veya diri hayvanı vekîle vermek câizdir. Fakat vekîl kılınan kişinin, keserken başında bulunması müstehâbdır (iyidir). (Ebû Bekr Ali, M. Zihni Efendi)