ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
6 sonuç · “Teayyün”
01Mebde-İ Teayyün
İlâhî kemâllerin, yüksekliklerin ilm-i ilâhîde başlangıcı ve ilk kaynağı. Allahü teâlâdan gelen feyzler, nîmetler hep mebde-i teayyünden gelir. (İmâm-ı Rabbânî) Mebde-i teayyün âşık ile ma'şûk arasında berzahtır (yâni köprüdür) (M. Ma'sûm)
Teayyün
Alış-verişte söz kesilirken tâyin (belli) edilen malın, belli olarak kalması. Teayyün eden malın kendisini vermek lâzımdır.Benzerini hattâ daha iyisini alması için müşteri zorlanamaz. (Hamza Efendi)
Teayyün-İ Evvel
İlm-i ilâhîde ilk teayyün, zuhûr, ortaya çıkış. Peygamberlerin ve meleklerin bütün vilâyetleri, teayyün-i evveldedir. (Muhammed Bâkî-billah)
Teayyün-İ İmkânî
İnsanın hakîkati olan teayyün-i vücûbîsinin zılli yâni görüntüsü. Ehlullah (evliyâ) kendi yaratılışlarına, güçlerine göre tasavvuf mertebelerine kavuşmakta birbirlerinden çok ayrıdırlar. Evliyâ arasında Allahü teâlânın ismine kavuşanlar pek azdır. Çoğu bu ismin teayyün-i imkânîsine kavuşmuştur. (İmâm-ı Gazâlî)
Teayyün-İ Vücûbî
Bir şeyin, insanın hakîkati. Îsâ aleyhisselâm gökten inerek, âhir zaman Peygamberinin dînine uyunca, onun teayyün-i vücûbisi kendi makâmından yükselerek, ona uyduğu için, hakîkat-i Muhammedî'nin makâmına gelir. O'nun dînini kuvvetlendirir. (İmâm-ı Gazâlî)
Teayyün-İ Vücûdî
Varlıkta meydana gelme, hâsıl olma. Teayyün-i ilmî, teayyün-i vücûdîden evveldir ve onun husûsiyetlerinden bir husûsiyettir. (İmâm-ı Rabbânî)