ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
3 sonuç · “Te'hîr”
01cem'-i te'hîr
Seferi iken veya namaz kılma konusunda mazereti olanların öğle ile ikindi namazını birleştirilerek ikindi vaktinde kılması ve yine akşam ile yatsı anamazını aynı uygulama ile yatsı vaktinde birleştirerek kılmasını ifade eder (bk. cem'ü’s-salâteyn)
Takdîm Ve Te'hîr
İkindi namazını öğle namazı ile veya öğleyi ikindi ile ve yatsı namazını akşam namazı ile veya akşamı yatsı ile birleştirerek kılmak. Takdîm ve te'hir, Hanefî mezhebinde hac sırasında Arafât'ta ve Müzdelife'de; Mâlikî'de ve Şâfiî mezhebinde seferde (yolculukta); Hanbelî mezhebinde ise, özür sebebiyle yapılabilir. (Abdurrahmân Cezîrî) Hanefî mezhebinde olan bir kimse yolculuk esnâsında, diğer üç mezhebi taklid ederek (vâsıta durduğu zaman) takdim ve te'hir ile namazlarını kılabilir. (İbn-i Âbidîn, Şernblâlî)
Te'hîr
Geciktirmek, geri bırakmak. (Bkz. Takdîm ve Te'hîr) Her sabah ve akşam tövbe etmeyen kimse, kendine zulm eder. Tövbeyi te'hîr etmemelidir. (İmâm-ı Mücâhid) İyi, hayırlı işler akla gelince bunu te'hîr etmeden hemen yerine getirmelidir. Zîrâ insanın nefsi ve şeytan bu hayırlı işi yaptırmamak için araya binbir sebeb koyar. (M. Hâdimî) Yavrucuğum tövbeni te'hîr etme! Zîrâ ölüm âni gelir. (Lokman Hakîm)