ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
2 sonuç · “Kavvâl”
01Kavvâl
Arapça, çok söz söyleyen, manasına bir kelime. Sûfiyye meclislerinde, kavvâl adı verilen kişiler, bugünün mevlidhanlarını bir parça andırır tarzda derin, tasavvuf! ve felsefî şiirleri okuyarak, topluluğu heyecana, tefekküre ve vecde getirirlerdi. Osmanlı ıstılahında bu, çok konuşan, çalçene ve geveze kimseler için kullanılır olmuştur.O makûle mütecasir kavvâl Münkariz oldu deyü cümle rical.Sümbülzâde Vehbî
Çiştiyye'de Semâ ve Kavvâlî
Semâ meclisi Şiir, ses ve ritim kalbi zikre yöneltmek için kullanıldı. Katılımcının niyeti, sözlerin anlamı, meclisin edebi ve şeyhin gözetimi semâın meşruiyet şartları arasında görüldü. Emîr Hüsrev Emîr Hüsrev'in Farsça-Hindevî şiiri repertuvarı derinden etkiledi. Kavvâlî, tarana ve bütün ilgili makamları tek başına o