ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
2 sonuç · “Hubs”
01Avâlimü'Hübs
١ لم ١ (عر Lübs âlemleri, Ahadiyet hazretinden inen ve onun aşagisinda bulunan mertebelerin tümü. Zat-ı Akdes bütün tecellileriyle (taayyün) bu mmm mmm A'yân-ı sâbite am a EA İLE im del mertebeye iner, bütün ruhani, misali ve hissi sıfatlarla vasıflanarak bu libâslara bürünür. Ete kemiğe büründü Yünus diye göründü Yünus Emre Bunca suretler libâsın gah bir giyerim N Gâh soyunup cümlesinden şöyle uryan olurem Niyazi Mısri
Hubs
Arapça, herhangi birşeyin kötü, çirkin ve bozuk olması anlamında kullanılan bir masdar. Mekruh (çirkin) olan şeylere, hubs denir. Âlem, vahdet-i vücûd telakkisine göre Hakk’ın suretidir. Bu yönüyle âlem, temelde iyidir. “Eşyada temel veya esas olan ibâhattır”, şeklindeki mecelle kuralının bu espiriye dayandığı şüphesizdir. İnsan, iki sünnet üzere olup, iyiyi kötü vasıtasıyla bilir. İnsan habis (pis)’i tadarak bildiği halde, tayyib (iyi)’i tadmadan bilir. O, kötülüğü tatmadan, kötü vasıtasıyla iyiyi idrakle kendini meşgul eder. Kötünün, nefsinden uzak kalması durumu, “iyi” sonucunu verir. İşte bu yüzden, iyinin varlığına delâlet eden kötünün, âlemden kalkması, sahih olmaz.