Mazhar Cân-ı Canân, 1113/1702’de1134 Agra (Ekberabad) yakınındaki Kalabadağ kasabasında doğdu. Esasen Mazhar, onun şiirlerinde kullandığı mahlası olmasına rağmen meşhur olup isminin bir parçası hâline gelmiştir. Onun nesebi Muhammed b. Hanefiyye vasıtasıyla Hz. Ali(ra)’ye dayandırılmaktadır. Babası Mirza Can, Babür idaresiyle iyi ilişkiler kurmuş ve Evrengzib döneminde orduda görev almış bir askerdi. O, dönemin yönetici kesimiyle iyi ilişkileri olan Kaşgal kabilesindendi. Mazhar’ın doğduğu yıl Çiştiyye tarikatına intisap ederek askerî görevinden ayrılıp münzevi ve fakir bir hayat yaşamayı tercih etti. Mazhar Cân-ı Canân, babasından Farsça ve diğer dillerdeki bazı küçük risâleleri okudu. Kırâat ve tecvîdi Abdürresûl’den, aklî ve naklî ilmleri yörenin büyük âlimlerinden tahsil etti. Babasının 1130/1718’de babasının vefatından sonra ileri düzeyde okumalarını Muhammed Efdal’den yaptı. Abdurresûl Dihlevî’den kıraat ilmini tahsil etti. Daha sonra o, Ekberabad (Agra)’dan ayrılarak Delhi’ye gitti. Burada orduda görev almak istediyse de başvurusu kabul edilmedi. Çiştî şeyhi Kutbüddin Bahtiyar Kakî’nin (ö.633/1236) tavsiyesiyle tasavvufa yöneldi. Bu sırada bölgede meşhur olan Müceddidiyye’nin kudretli şeyhi Muhammed Nur Bedeûnî’ye intisap etti.1135 Onun bu intisap aşaması Makâmât-ı Mazhariyye’de şöyle anlatılır:
Gelenek içi anlatı
Mazhar Cân-ı Canân, 1113/1702’de1134 Agra (Ekberabad) yakınındaki Kalabadağ kasabasında doğdu
Mazhar Cân-ı Cânân etrafında nakledilen anlatı