Anlatıldığına göre Gucdevânî’nin halifelerinden Evliya-yı Kebir Buharî’nin talebesi olan Şeyh Dehkan Kılletî hastalanmıştı. Mahmûd Encîrfağnevî, onun ziyaretine vardı. Şifa dileklerinde bulunduktan sonra huzurundan ayrıldı. Encîrfağnevî çıktıktan sonra Şeyh Dehkan şöyle dua etti: “Allahım, ölümüm yaklaştı. Ölümüm sırasında velî kullarından birini bana gönder de bana yardım etsin, işimi kolaylaştırsın.” Şeyh Dehkan duasını tamamlar tamamlamaz Mahmûd Encîrfağnevî tekrar içeri girdi ve “Ölünceye kadar sana hizmete geldim.” dedi ve vefatına kadar yanından ayrılmadı.565 Müridlerden biri Hızır(as)’ı görüp ona: “Bu zamanda, istikamet üzere olan ve kendisine iktidâ edilebilecek bir ârif var mıdır?” diye sorar. Hızır(as) ona: “Senin söylediğin sıfatları taşıyan Mahmûd Encîrfağnevî’dir.” der. Ali Râmîtenî’nin müridlerinden biri Hızır(as) ile karşılaşıp konuşan bu dervişin bizzat Ali Râmîtenî olduğunu söyler.
Ancak Hızır’ı görmek iddiasında bulunmamak için kendi adını vermekten sakınmıştır.566 Mahmûd Encîrfağnevî’nin kerametleri zâhirdi. Bir gün halifesi Ali Râmîtenî ihvana zikir yaptırırken başucundan geçen beyaz bir kuşun gagasından aynen şu lafızlar duyulur: “Ey Ali! Mert ol! Yapıştığın eteği sımsıkı tut! Mürşidine bağlan! Ahdini bozma!” Zikir halkasında bulunan müridleri şaşkına çeviren ve kuşun ağzından dökülen bu cümlelerin ardından Ali Râmîtenî dedi ki: “Bu şeyhimiz Mahmûd Encîrfağnevî’nin sesidir. Bizi uyarıyor ve âgâhlığa çağırıyor.”567 Encîrfağnevî’nin beyaz büyük bir kuş şeklinde havada uçtuğu ve halifesi Ali Râmîtenî ile konuştuğu anlatılmaktadır. Kuş şekline girme motifine Türk velîlerine ait menkıbeler arasında da sıkça rastlanır.568