58. 546 Yılmaz, Altın Silsile, s. 90. 547 Tosun, Bahâeddîn Nakşbend, s. 58. 548 Yılmaz, Altın Silsile, s. 89. 549 Komisyon, Evliyâlar Ansiklopedisi, c. III, s. 233. Şeyhi Gucdevânî zikr-i hafîyi öngörmekle birlikte, kendisi cehrî zikri benimsedi. Rivgerî’nin hafî zikirden cehrî zikre geçişi ömrünün son yıllarına rastlar. Halifesi Mahmûd Encîrfağnevî’ye cehrî zikri öğreterek halkı, gaflet perdesinden kurtarıp zikrin haşyetiyle uyarmak istemiştir. Kendisine silsilede “Pîşuvâ-yı ârifân/Âriflerin başı” denilmesi de bundan olsa gerektir.550 Gucdevânî’nin yanında seyr ü sülûka devam eden Rivgerî, zamanla tasavvuf yolunda ilerleyerek onun en gözde müridlerinden biri olmuştur. İlim, hilm, zühd, takva, riyazet, ibadet ve sünnete uyması ile temayüz etmiştir.551 Gucdevânî’nin yaktığı meşaleyi Türkistan diyarının her bölgesine ulaştırmaya gayret göstermiştir. Türk meşâyihinin etkıyâsından/en muttekilerinden sayılmış; ama hayatı hakkındaki bilgiler genelde sınırlı kalmıştır. Çünkü o, namsız, nişansız, hikâyesiz ve destansız büyük bir Allah(cc) dostudur.
Gelenek içi anlatı
58
Ârif Rîvegerî etrafında nakledilen anlatı