Zâhirde halk ile esasta Hak ile bulunmak. Toplum içinde yalnızlık anlamına gelen bu terim sûfînin bir köşeye çekilmeyip halk arasına karışmasını, ancak bedenen halk arasında iken kalben onlardan ayrı, yalnız ve Allah(cc) ile birlikte olmasını ifade etmektedir. Evliya Kebir’in bu terimi izah ederken şöyle dediği nakledilir: “Zikre devam eden kişi onun vecd ve istiğrakı ile öyle bir mertebeye ulaşır ki, zikir kalbini kuşattığı için pazara girse bile hiçbir ses duymaz”. Ubeydullah Ahrâr da zikre kendini veren sâliklerin beş altı gün bu hâli yaşadıklarını ve bu süre içinde halkın ses ve gürültülerini zikir olarak işittiklerini ilave etmiştir. Ahmed Kâsânî’ye
Gelenek içi anlatı
Zâhirde halk ile esasta Hak ile bulunmak
Abdülhâlik Gucdüvânî etrafında nakledilen anlatı