Gelenek içi anlatı
Bu bölüm kaynak biyografideki bağlamıyla verilir; tarihî biyografiyle aynı kesinlik düzeyinde değerlendirilmez.
Şeyh Seyyid Hâfız Resmî Efendi
Mustafa Efendi-zâdedir. 1307/(1889-90) senesinde post-nişîn olup,
1318/(1900)’de irtihâl-i dâr-ı naîm eylemiştir. Hilâfeti Hz. Sünbül Âsitânesi şeyhi
merhûm Rızâeddîn Efendi hazretlerindendir. Burada onbir sene icrâ-yı meşîhat etmiş
âşık, ehl-i hâl bir zât-ı âlî-kadrdir. Ehl-i cezbe idi.
Dergâh-ı şerîfin ihyâsına cidden hizmet etmiştir. Elyevm câmi’-i şerîf
derûnunda görünen ve hiçbir dergâhda misline tesâdüf olunmayan elvâh-ı nefîse
orasını meşher-i nefâis-i hutût hâline getirmiştir. Cidden pek büyük bir yâdigâr-ı
kıymet-dârîdir.
Nahîfü’l-bünye, müzellef sakallı, buğday benizli, orta boylu idi.
Altmışbeş yaşında irtihâl-i dâr-ı bakâ eyledi. Ramazâneddîn-i Mahfî
Dergâhı’nda imâmeti, Hz. Sünbül Hânkâhı’nda zâkirbaşılığı var idi. Hazîne-i
Hâssa'ya devâm ile mümeyyizliğe kadar irtikâ etmiş idi. Ricâlu’llâhdan hayli zevât ile
mülâkâtı vardır. Câmi’-i şerîf yeniden binâ olunup burada icrâ-yı âyîn-i tarîkat
olunmağa başlanıldıkta erbâb-ı gaflet, “Câmi’de bid’at ihtiyâr olunmaz, devrân ve
zikr câiz değildir.” diye da’vâlar açtılar. Resmî Efendi ye’s ü fütûra kapılmayarak
uğraştı, onlara galebe etti. Her hafta zikr ü ibâdet ve icrâ-yı âyîn-i tarîkat ile dem-sâz
oldu. (Kaddesa'llâhu sırrahû).
Hz. Hasan-ı Cihângîrî’nin türbesinde medfûn ve rahmet-i Rahmân’a
makrûndur. Halîfesi yoktur. (Kaddesa'llâhu sırrahû).
Şeyh Hâfız Muhammed Cemâleddîn Efendi
Hâfız Resmî Efendi’den sonra 1318/(1900) senesinde seccâde-i meşîhate câlis
oldu. Hz. Pîr’in üzerine türbe inşâ eden bu zâttır. Ser-komiserlikte bulunmuş idi.
Hüsn-i savta mâlik olup, alâ-rivâyetin Sultan Abdülazîz merhûmun nezdinde Kur’ân
okur imiş. Pek nâzik ve halûk bir zât idi. Hz. Sünbül hânkâhı şeyhi Kutbî Efendi
merhûmdan müstahlef idi. Türbede medfûndur.
Şeyh Eşref Efendi
Mûmâileyh Cemâl Efendi halîfesidir. Şeyhinin irtihâlinde meşîhat ona tevcîh
olunmuş idi. 23 Kanûnıevvel 1337/(23 Aralık 1921) târîhinde irtihâl-i dâr-ı bakâ
eyledi ve eslâfına hem-civâr oldu.
İfâde:
Cihângîr Dergâhı meşîhati evlâdiyyet değildir. Kudemâ-yı hulefâ-yı
Sünbüliyye’ye meşrûtadır. Onun için bu şarta elyevm riâyet oluna gelmektedir.