Ara
Menü

Şeyh Muhammed

Kerâmet sahibi olan evliyânın büyüklerinden. İsmi Muhammed olup, Acı Çorba denmekle tanınıp meşhûr olmuştur. Kaynaklarda doğum ve vefât târihleri bulunamayan Şeyh Muhammed hazretlerinin, onuncu asrın ikinci yarısında vefât ettiği bilinmektedir.

Kaynak kaydı
3466
Nesil
Âlimler ve İslâm büyükleri
İsim bağlantısı
41

Kerâmet sahibi olan evliyânın büyüklerinden. İsmi Muhammed olup, Acı Çorba denmekle tanınıp meşhûr olmuştur. Kaynaklarda doğum ve vefât târihleri bulunamayan Şeyh Muhammed hazretlerinin, onuncu asrın ikinci yarısında vefât ettiği bilinmektedir.

Evliyânın meşhûrlarından Akşemseddîn’in oğlu olan Fadlullah Efendi’nin hizmet ve sohbetlerinde yetişip kemâle gelen Şeyh Muhammed ( radıyallahü anh ) zâhirî ve bâtınî ilimlerde derin âlim ve veliyyi kâmil bir zât oldu. İlim tahsilini tamamlayıp kemâle geldikten ve tasavvufta yüksek derece ve olgunluklara kavuştuktan sonra, kendisini ibâdet ve tâata verdi.

Diğer büyük evliyâ zâtlar gibi, bu da, insanlara bulunduktan dünyalık mevkiler ve sahip oldukları servetlere göre kıymet verilmesini kat’iyyen hoş karşılamaz ve böyle yapılmasından şiddetle nefret ederdi. Yanına gelen kimseler arasında, zengin, fakir, yüksek ve aşağı şeklinde bir ayırım yapmaz, kıymet ve üstünlüğün İslâmiyete uymak nisbetinde olduğunu bildirirdi. Dînimizin emirlerine son derece bağlı, Allahü teâlâyı unutmayan dağdaki bir çobanın, Allahü teâlâdan gâfil olan bir sultandan binlerce kat daha kıymetli olduğunu bildirirdi.

İstidâd sahibi birisi kendisine gelse, ona mutlaka alâka gösterir, ilim ve edeb öğrenmesinde ona fâideli olurdu. Talebeler onun sohbetleri bereketi ile öyle yüksek derecelere kavuşurlardı ki, başkaları uzun seneler mücâhede edip uğraşmakla o dereceleri elde edemezlerdi.

Ekseri gecelerde meclisinde hazır bulunanlar ile birlikte, başka birşey düşünmeyip, sırf Allahü teâlâyı zikretmekle meşgûl olurlardı. Onların bu hâlini görenler, bulundukları yerden nûr yayıldığını ve bu nûrun gök yüzüne doğru yükseldiğini görürlerdi. Nice insanlar, Şeyh Muhammed’e bir müddet hizmet etmekle, yüksek derece ve makamlara kavuşmuşlardı.

Rivâyet edilir ki, bir defasında, Şeyh Muhammed hazretleri talebelerine şöyle tenbîhde bulundu: “Yakın zamanda bana bir hâl olur. Hareketsiz olarak kalırım. O hâlim ile karşılaştığınızda, üç gün beklersiniz, üç günden sonra vücûdumda bir kabarma ve şişme görürseniz, o zaman vefât etmiş olduğumu anlarsınız ve beni defnedersiniz.”

Şeyh Muhammed’in bu sözü söylediği sırada, orada bulunan ve onun talebelerinden olan bir zât şöyle anlattı: “Ârif-i billâh olan o büyük zât, yukarıdaki sözü söyledikten bir zaman sonra, kendisinde bildirdiği gibi bir hâl oldu. Hakîkaten hiçbir hayat emaresi ve hareket görülmeden, üç gün o hâlde durdu. Üç gün geçtikten sonra, vücûdunda şişme eserleri görülmeye başlayınca, vefât etmiş olduğunu anladık. Yıkayıp kefenledikten sonra defnettik.

Menkıbe ve kerâmetleri sayılamıyacak kadar çoktur.

¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾

1) Şakâyık-ı Nu’mâniyye tercümesi (Mecdî Efendi) sh. 425

Bu biyografiyle bağlantılı kişiler

Bağlantılar biyografi metinlerindeki açık isim anmalarından üretilmiştir.

BU KİŞİYİ ANIYORAbdullah Bin Abdülazîz (osman) El-yuneynîÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORAbdülehadÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORAbdülkuddûsÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORAbdülvehhâb-ı Şa’rânîÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORAhmed HammâmîÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORAli Müttekî El-hindîÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORBedreddîn SerhendîÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORBehâüddîn-zâde (muhyiddîn Muhammed Bin Behâüddîn)Âlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORCemâli-zâde (ibn-i Cemâl El-mısrî)Âlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYOREbû Bekr SüyûtîÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYOREbü’l-abbâs Kudsî (ahmed Bin Abdullah)Âlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYOREbü’l-gays FeşşâşÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORHamza Bin AbdülmuttalibSahâbeBU KİŞİYİ ANIYORHayreddîn-i RemlîÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORHevârîÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORHüsâm-zâde Abdürrahmân Efendi (tulumcu-zâde)Âlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORMuhammed Asgar Cezerî (ebü’l-hayr Muhammed Bin Muhammed)Âlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORMuhammed Bin HasenÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORMuhammed Bin Hüseyn El-habîr El-beclîÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORMuhammed Bin Muhammed AcemîÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORMuhammed Bin ÖmerÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORMuhammed Ekber CezerîÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORMuhammed SumâdîÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORMu’înüddîn-i ÇeştîÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORNasîruddîn Mahmûd ÇırağÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORNuh Bin Muhammed AmâsîÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYOROsman HârûnîÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORSeyyid Emîr KülâlÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORTabbenâvî (ali Bin Muhammed)Âlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORYafiîÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORZekeriyyâ EnsârîÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORZâhid (ahmed Bin Muhammed)Âlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORİbn-i ArrâkÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORİbn-i Bayram-ı Rûmî (vişne-zâde İzzetî)Âlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORİbn-i Kenân HalvetîÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORİbn-i Kâvân (hüseyn Bin Ahmed)Âlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORİbn-i Münâvî (zeynel’âbidîn Bin Abdürraûf)Âlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORİbn-i Sâig (muhammed Bin İbrâhim Ed-derûrî)Âlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORİbn-i ZukkâîÂlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORŞerîf (hasen Bin Muhammed)Âlimler ve İslâm büyükleriBU KİŞİYİ ANIYORŞihâbüddîn Ahmed Bin AliÂlimler ve İslâm büyükleri