Ara
Menü

Ebû Muhammed El-yemenî

Evliyânın büyüklerinden. İsmi, Abdullah bin Âbdürrahmân bin Osman el-Mu’terid el-Yemenî olup, künyesi Ebû Muhammed’dir. Âlim, kâmil, tevâzu ve ihlâs sahibi, gönlünü Allahü teâlâyâ vermiş bir zât idi. 830 (m. 1426) senesinde vefât etti.

Kaynak kaydı
2927
Nesil
Âlimler ve İslâm büyükleri
İsim bağlantısı
4

Evliyânın büyüklerinden. İsmi, Abdullah bin Âbdürrahmân bin Osman el-Mu’terid el-Yemenî olup, künyesi Ebû Muhammed’dir. Âlim, kâmil, tevâzu ve ihlâs sahibi, gönlünü Allahü teâlâyâ vermiş bir zât idi. 830 (m. 1426) senesinde vefât etti.

Ebû Muhammed el-Yemenî, Kur’ân-ı kerîmi çok okurdu. Bu husûsta bir benzeri yok idi. Kur’ân-ı kerîmi eline aldığı ânda, onu bir titreme ve korku alır, ancak okumaya başlaması ile bu titreme ve korku sona ererdi. Abdullah-i Yemenî’ye “Nedîm-ül-Kur’ân-ı” (Kur’ân-ı kerîmin arkadaşı, dostu) dendi. Ebû Muhammed el-Yemenî şöyle dedi: “Beni kendisine yaklaştıracak bir ibâdet yolu üzerinde olmayı Allahü teâlâdan istedim. O da bana, kendi kitabını, ya’nî Kur’ân-ı kerîmi okumamı nasîb etti.”

Bir talebesi şöyle anlatır: “Birgün Abdullah-i Yemenî’nin yanında idim. Bir kadıncağızın feryâd ettiğini ve doğum zamanı geldi dediğini duyduk. Ebû Muhammed; “Yâsîn sûresini okusun. İnşâallahü teâlâ selâmet bulur” dedi. Biraz sonra da; “Şimdi o kadıncağız bir erkek evlâdı dünyâya getirdi. İsmini de Ali koydu” buyurdu. Bir ara gidip ne olup bittiğini sorduğumda, hakîkaten hocamın bildirdiği gibi olduğunu öğrendim.”

Kendisi şöyle anlatır: “Rü’yâmda kendimi Allahü teâlânın huzûrunda iken gördüm. Her tarafı bir nûr kaplamıştı. Huzûrda; Muhammed aleyhisselâm, hocam Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî, hocam Fakîh Ahmed bin Ömer ez-Zeyla’î, Ebü’l-Gays bin Cemîl ve velîlerden birçok zât bulunuyordu. Orada bir halı vardı ve herkes nalınlarını çıkarıp onun etrâfına toplanmıştı. Ayağımda nalın olduğu hâlde bana; “Halıya bas” dendi. Buyurulduğu gibi yapıp, oraya oturdum. Daha sonra Ebü’l-Gays kalktı ve bana bir elbise giydirmek istedi. Fakat Resûl-i ekremin ( aleyhisselâm ) işâretiyle yerine oturdu. Server-i âlem ( aleyhisselâm ) mübârek elleriyle başıma beyaz bir tülbend koydu. Daha sonra Ebü’l-Gays bin Cemîl bir takye giydirdi. Orada bulunanlar da tekbîr getirdiler.”

Yine şöyle anlatır: “Birgün hocam Ebü’l-Gays’ın kabrine gidip bir ihtiyâcımı arzettim. Ne zaman ki başımı kaldırıp baktığımda, kabir parmaklıkları arasında; “Maksadın olacak, olacak” diye yazılı bir mektûp gördüm.”

Kendisi anlatır: “Atâ isminde birinin evinde misâfir idim. O, çoluk-çocuğuna vâlinin zarar vereceğini söyledi ve onun hakkında şikâyette bulundu. O zaman ben, Resûlullahı ( aleyhisselâm ) vesile ettim. O’ndan yardım istedim. Resûl-i ekrem ( aleyhisselâm ); “İşte ben yanındayım” buyurdu. Sabahleyin vâlinin azli haberi geldi.”

Yine kendisi şöyle anlatır: “Rü’yâmda bana bir kâğıt parçası verildi ve; “Günahlarını buna yaz” dendi. Kâğıt genişledikçe genişledi. Sonra da; “İşte biz, senin ne kadar günâhın var ise hepsini affettik denildi.”

¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾

1) Câmi’u kerâmât-il-evliyâ cild-2 sh. 122

Bu biyografiyle bağlantılı kişiler

Bağlantılar biyografi metinlerindeki açık isim anmalarından üretilmiştir.

BU METİNDE ANILIYORSeyyid Abdülkâdir-i GeylânîÂlimler ve İslâm büyükleriBU METİNDE ANILIYORAbdülkâdir-i GeylânîÂlimler ve İslâm büyükleriBU METİNDE ANILIYORAhmed Bin ÖmerÂlimler ve İslâm büyükleriBU METİNDE ANILIYOREbü’l-gays Bin CemîlÂlimler ve İslâm büyükleri